Facebook
 

Taşır ezelden ebede insanlığa müjdeni-Kutlu yolun habercisi ümmetin sevgilisi-Hak geldi diyor yaradan batıl zâil olacak-İnna fetehnayı dünya birkez daha duyacak.
Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Hz. Fatıma nın Ölümü
Konudaki Cevap Sayısı
0
Sonraki
SonrakiKonu
Konuyu Açan Kişi
hüzün
Görüntülenme Sayısı
2557
Önceki
Önceki Konu
Gönder  Cevapla 
Hz. Fatıma nın Ölümü
Yazar Mesaj
Ahde_vefa

Site Sahibi
********

Üye Bilgileri

Üye no: 557
Kayıt : Oct 2008
Rütbe : Site Sahibi
Mesaj Sayısı : 1,315

Rep Puanlaması

Rep Ver:
Rep Puanı: 100

Mesaj: #1
Hz. Fatıma nın Ölümü
Peygamberimizin (s.a.v) hastalığı ağırlaşıp, acıları iyice artıp ölüm anı yaklaşınca, Emirü'l-Müminin Ali mübarek başlarını kaldırıp kucağına koydu. Bu sırada Hz. Peygamber (s.a.v) bayıldı. Fatıma yüzüne bakıyor, ağıtlar yakıyor, göz yaşları dökerek şöyle diyordu:

"Beyaz yüzlüdür. Yüzü hürmetine bulutlardan yağmur istenir. / Yetimlerin koruyucusu, dulların sığınağıdır."

Resulullah (s.a.v) gözlerini açtı ve inilti şeklinde çıkan zayıf bir sesle şöyle buyurdu: "Kızım şöyle de: Muhammed sadece bir peygamberdir. Ondan önce daha nice peygamberler gelip geçti. Şimdi eğer o ölür veya öldürülürse, topuklarınızın üzerinde geri mi döneceksiniz? Kim iki topuğu üzerinde geri dönerse, bilsin ki ALLAH'a hiçbir zarar vermez. ALLAH şükredenleri ödüllendirecektir."[1]

Fatıma uzun uzun ağladı. Peygamberimiz (s.a.v), yaklaşması anlamında işaret etti. Fatıma'ya gizlice bir şeyler fısıldadı. Bunun üzerine az önce ağlayan Fatıma'nın yüzü sevinçten parladı.

Enes'in şöyle dediği rivayet edilir: Peygamberimizin (s.a.v) vefat ettiği son hastalığı esnasında Fatıma yanında oğulları Hasan ve Hüseyin olduğu hâlde, Hz. Peygamber'in (s.a.v) yanına geldi. Peygamber'in (s.a.v) üzerine kapandı ve ağlamaya başladı. Peygamber (s.a.v) ona dedi ki: "Ey Fatıma! Benim için ağlama. Dövünme, yüzünü tırmalama. Benim için saçını başını yolma. Ah-u figan edip vaveyla koparma. ALLAH'a sığınarak teselli bul." Ardından ağladı ve şunları söyledi: "ALLAH'ım! Ehlibeyt'im sana emanettir. ALLAH'ım! Bunlar, sana ve müminlere bıraktığım emanettirler.

Hz. Fatıma, can verdiği gün bütünüyle yatağa düşmüştü. Bir deri, bir kemik kalmıştı. Babasını rüyasında görmüş, ona şöyle demişti: "Kızım! Bana gel. Seni çok özledim." Ardından şöyle demişti: "Bu akşam yanıma geleceksin!…"



Uykusundan uyandı, ahiret yolculuğunun hazırlıklarına başladı. Doğru sözlü ve söyledikleri doğrulanan ve "Beni rüyada gören gerçekten görmüştür." diyen babasından yolculuğa çıkacağını duymuştu. Şu hâlde haberin doğruluğundan kuşkulanmaya, tereddüt etmeye gerek yoktu.

Gözlerini açtı. Bütün gücünü topladı. Ölüm öncesi son silkiniş sürecini yaşıyordu belki de. Gerekli hazırlıkları yapmak için ayağa kalktı. Hayatının bu son anlarını ganimet bildi. Hz. Zehra duvara tutunarak evin su bulunan tarafına doğru yürüdü. Titrek elleriyle çocuklarının elbiselerini yıkadı. Sonra çocuklarını çağırdı, başlarını yıkadı. Bu sırada Hz. Ali eve girdi. Sevgili eşinin hasta yatağından kalktığını, ev işlerini yapmaya başladığını gördü. O’na bakınca yüreği sızladı. Fatıma, sağlıklı zamanlarında bile kendisini yoran ağır işlere bu hâldeyken yeniden koşmuş olduğuna yüreği dayanamadı. Sağlığı bozulduğu hâlde, bu ağır işleri yapmaya kalkmasının sebebini sormasında şaşılacak bir şey yoktu elbette. Fatıma da büyük bir açıklıkla, bu günün, hayatının son günü olduğunu, çocuklarının başlarını ve elbiselerini yıkamak için kalktığını söyledi. Çünkü bu günden sonra anneleri olmayacak, yetim kalacaklar. Hz. Ali, bu haberin kaynağını sordu, Fatıma gördüğü rüyayı anlattı. Fatıma bizzat kendisi, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kendi ölüm haberini eşine vermiş oluyordu.

İbn Abbas, Fatıma'nın yazılı bir vasiyetini rivayet etmiştir ve bu rivayette şöyle deniyor:

"Bu, Resulullah'ın (s.a.v) kızı Fatıma'nın vasiyetidir. O bu vasiyette bulunurken ALLAH'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in ALLAH'ın kulu ve resulü olduğuna, cennetin ve cehennemin hak olduğuna, kıyamet gününün gelmesinde şüphe bulunmadığına ve ALLAH'ın kabirlerde bulunan herkesi dirilteceğine şahitlik etmektedir. Ey Ali! Ben, Muhammed'in kızı Fatıma'yım. ALLAH beni seninle evlendirdi ki, dünya ve ahirette senin olayım. Sen başkalarından daha çok bana yakınsın. Na'şımın üzerine kâfur dök, beni yıka ve geceleyin beni kefenle. Namazımı kıl ve cenazemi geceleyin defnet. Hiç kimse bilmesin. Seni ALLAH'a emanet ediyorum ve çocuklarıma selâm söyle kıyamete kadar."

Hz. Fatımatü'z-Zehra evin ortasına serili yatağına döndü ve yüzünü kıbleye çevirerek yatağa uzandı.

Söylendiğine göre, Fatıma kızları Zeyneb ve Ümmü Gülsüm'ü Haşimoğulları'ndan bir kadının evine gönderir ki, annelerinin ölümünü görmesinler. O, bunları, kızlarına duyduğu şefkatin, merhametin gereği olarak yapıyordu ki, ölüm musibetinin o ağır etkisinden korunsunlar.



Hz. Ali, Hasan ve Hüseyin o sırada evin dışındaydılar. Belki de o sırada zorunlu olarak ve belli bir maksada binaen dışarı çıkmışlardı.

Esma'dan rivayet edilir ki, Fatımatü'z-Zehra son nefesini vermek üzereyken Esma'ya şöyle dedi: "Resulullah (s.a.v) vefat ederken Cebrail cennetten kâfur getirmişti. Resulullah bu kâfuru üç kısma ayırdı; bir kısmını kendisi için, bir kısmını Ali için ve bir kısmını da benim için." Sonra şöyle dedi: "Ey Esma! Babamın falan yerde bulunan kâfurunun geri kalanını getir ve başımın ucuna koy." Esma kâfuru getirip başının ucuna koydu. Sonra, namaz kılmak için abdest alırken Esma'ya şöyle dedi: "Sürdüğüm kokuyu getir. Namaz kılarken giydiğim elbiselerimi getir." Sonra abdest aldı. Örtüyü üzerine serdi ve şöyle dedi: "Biraz bekle, sonra beni çağır. Cevap verdiysem bir şey yok demektir. Ama cevap vermediysem, bil ki babamın yanına gitmişim. O zaman hemen Ali'yi çağır."

Esma seslendi, cevap vermedi. Yüzündeki örtüyü kaldırdı. Fatıma, hayattan ayrılmıştı. Üzerine kapandı, bir yandan öpüyor, bir yandan da şöyle diyordu: "Ey Fatıma! Baban Resulullah'ın (s.a.v) yanına gittiğin zaman Esma bint-i Umeys'ten selâm söyle."

Rabbim şefaatine nail eylesin..

Ey Rabbim! Ben Senin bana indireceğin hayra öylesine muhtacım ki...(Kasas 24)
11-05-2008 01:52 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder  Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Fatıma Annemizin Çeyizini Biliyormusunuz ? beykozlu 0 451 20-02-2009 08:33 PM
Son Mesaj: beykozlu


    Hz. Fatıma nın Ölümü
    Mesaj SecenekleriOnceki - Sonraki KonuAra / BulYer İmleri
    Önceki Konu
    Sonraki Konu


     
    Hadis Bahçesi

    Hadis Bahçesi


    "Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!" Müslim, iman 93-94


    "Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." Buhari


    "Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır". Muslim


    "Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz." Tirmizî


    " Rabbinize karsı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekâtını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." Tirmizî, Cum'a, 80


    " İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. " Buhârî


    " Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır." Buhârî


    " İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz. " Ibn Mâce


    " Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler." Müslim


    " Bizi aldatan bizden değildir." Müslim, Îmân, 164.


    " Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur." Müslim


    " Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tövbe edenlerdir." Tirmizî


    " Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir." Buhârî


    "Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komsuyu komsuya mirasçı kılacak zannettim." Buhârî


    "Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. " Buhârî


    " (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah' n haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu." Buhârî


    " Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." Tirmizî


    " Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır." Tirmizî


    "Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez." Tirmizî


    "Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası." Ibn Mâce


    "Allah' ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir." Tirmizî


    " Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." Müslim


    " ( Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır." Tirmizî


    " (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme." Tirmizî


    " Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddık (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır." Buhârî


    " Birbirinize bugz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah' ın kulları, kardeş olun. Bir Müslüman, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz." Buhârî


    " Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir." Tirmizî


    " İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız." Müslim


    " Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı (n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter." Buhârî


    " Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz." Buhârî


    " Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur." Ibn Mâce


    " İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz. " Tirmizî


    " İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.” Buhârî


    “Allah, sizden birinizin yaptığı isi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.” Taberânî


    “Nerede olursan ol Allah'a karsı gelmekten sakin; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karsı güzel ahlakin gereğine göre davran.” Tirmizî


    “Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz. (Mümin, iki defa ayni yanılgıya düşmez)” Buhârî


    “Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.” Tirmizî


    “İnsanların Peygamberlerden ögrene geldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.” Buhârî,


    “ Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz”. Buhârî,


    “İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.” Müslim


    “İslâm, güzel ahlâktır.” Kenzü'l-Ummâl


    “ (Allah Rasûlü) “Din nasihattir/samimiyettir” buyurdu. “Kime Ya Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara” diye cevap verdi.” Müslim


    "Kim benim sünnetimi diriltirse(ihya eder ve yaşamında tatbik ederse) beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir." Hadis


    "Sizden birinizin, arzusu benim getirdiğim (Kuran’a Şeriat)e uymadıkça kâmil imanla iman etmiş olamaz." Hadis


    "Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana isyan eden Allah'a isyan etmiş olur." Hadis


    "Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kâmil imanla iman etmiş olmaz." Hadis


    "Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar." Hadis


    "Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı islemedikçe ölmez. " Hadis


    "Sizden kim (Şeriate uymayan) bir kotu is görürse onu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle bugz etsin. Bu sonuncusu ise imanın en zayıf mertebesidir." Hadis


    "İslam’ın düğmeleri düğme düğme çözülecek(Şeriatın emirleri tek terk edilecek). Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır." Hadis


    "Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir." Hadis


    "Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakki söylemektir. " Hadis


    "Rabbini gazablandıracak bir meselede sultani hoşnud eden(etmeye çalışan) Allah’ın dininden cıkmış olur. " Hadis


    "Cennet (nefse ağır geldiği için) hoşlanılmayan şeylerle, cehennemde şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. " Hadis


    "Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için sevmek bugz ettigine de Allah için bugz etmektir." Hadis


    "Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır." Hadis


    "Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, vaat verdiğinde yerine getirmez, emanet olunduğunda hainlik eder." Hadis


    "Kişi din kardeşine kâfirlik isnada ederse, bu isnat ikisinden birine döner. " Hadis


    "Arzusu ve hedefi Allah'tan başka şey olarak sabahlayan Allah' ( ın kulların) dan değildir. Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen de onlardan değildir." Hadis


    "Rab olarak Allah'a, din olarak İslam’a, peygamber olarak Muhammed (s.a.v) erazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir." Hadis


    "İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir." Hadis


    "İş ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekle." Hadis


    "Akıllı kişi nefsine hakim olup ölümden sonrası için is yapandır. Aciz(akılsız) kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonrada Allah'a karsı Temennide bulunandır." Hadis


    "Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, isleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin ustu sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır." Hadis


    "Kendimden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım." Hadis


    "Sözlerin en doğrusu Allah'ın kitabıdır. Hayat tarzlarının en güzeli Muhammed(s.a.v) in hayat tarzıdır. İşlerin en şerlileri sonradan uyduranlardır. Her sonradan uydurulan şey bidattir. Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık ta cehennem’dedir." Hadis


    "Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir." Hadis .


    "Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı(alkollü içecekleri) içecekler. Bu esnada başkaları ucunda ( yanlarında ) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte onun için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymun'a ve domuz'a çevrilecek." Hadis


    "Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden Kur'an-i Kerim'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı ok un yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en şerlileri ( kötüleri )dir." Hadis


    "Kalbinden tam bir sadakatle Allah 'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed 'in de Allah'ın resulü olduğuna şahadet eden bir kimseyi Allah, cehennem ateşine haram kılar." Hadis


    "Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helak olursun. Beşincisi ise, ilme ve ilim ehline bugz etmendir." Hadis


    "Allah kadın kıyafetini giyen erkeğe ve erkek kılığına giren kadına lanet etsin." Hadis


    " Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiç bir itaat yoktur. İtaat ancak marufta (ser'i ölçüler içerisinde )dir." Hadis


    " Irkçılığa çağıran bizden değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden ( Müslümanlardan) değildir." Hadis .


    " Kişi arkadaşının dini üzerinedir. O halde sizden birisi kiminle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber ( hasrolunacaktır ) dir." Hadis


    " Ümmetim dinar ve dirhemi ( parayı, maddi varlıkları ) yücelttiği zaman onlardan İslam’ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar." Hadis


    " İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onalar arasında dini konusunda ( yapılan saldırılara ) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. " Hadis


    “İnsanların Peygamberlerden ögrene geldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap” sözüdür.” Buhârî