(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: İnfakın faydaları, hikmetleri
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
İnfakın faydaları, hikmetleri


Bakara Suresi’nin girişinde (2/Bakara, 3) Kur’an’ın hidayet vereceği muttakilerin özellikleri anlatılırken imandan sonra iki amele vurgu yapılır: namaz ve Allah’ın verdiği rızıktan infak. Namaz, kişinin Allah’a karşı görevlerini belirten bir baş örnek; infak da topluma karşı vazifelerin prototipi ve simgesidir. İnfak, toplumsal ibadettir. "Onların mallarından sadaka al. Onunla kendilerini temizlemiş ve tezkiye etmiş olursun.” (9/Tevbe, 113)

İnfak, Allah’ın verdiği nimetlere, özellikle mal ve para cinsinden maddi nimetlere şükürdür.

İnfak, fakirin kıskançlık duygusunu körletir; zenginin şahsiyetini geliştirir. İnfak sayesinde zenginle fakir arasında güven, saygı ve sevgi oluşur. İslam kardeşliği de bu yollarla hayata geçer.

İnfak eylemi, mümine, dağıttığı şeylerin kendi özel malı olmadığını hatırlatarak onun bağış bencilliğini kırar; asıl verenin, asıl sahip olanın Allah olduğunu hatırlatır.

İnfak, israf ve lüks gibi şeytani eğilimleri azaltır; kalbin katılaşmasını önler; kalbe sevinç, mutluluk ve huzur verir. İnfak insanlarda şefkat ve merhameti arttırır; dost kazanmaya sebep olur; insanı Allah’tan başkasına ihtiyaç duymama faziletine yükseltir.

İnfak malı çoğaltır, malın bereketini arttırır. "Allah, faize verilen malı noksanlaştırır; sadakalara, zekata verilen malı ise çoğaltır.” (2/Bakara, 276) İnfak, malı afetlerden, kişiyi belalardan korur.

İnfak, fakir-zengin uçurumunu önler. Dilencilik ve başa kakma gibi onur kırıcı davranışlardan insanları korur. Kapkaççılık, hırsızlık, soygun, terör gibi olaylara giden yolu tıkar.
İnfak edilmesi gereken kişiler


Kimlere infak etmemiz gerektiğini, hangi infakın daha önemli olduğunu Kur’an bildiriyor: "Onlar hangi şeyden infak edeceklerini sana sorarlar. De ki: Maldan infak edeceğiniz şey annenin, babanın, akrabanın, yetimlerin, yoksulların, yolcunun hakkıdır.” (2/Bakara, 215) İnfak edilecek bu gruptan yetimler, günümüzde hayli ihmale uğramış vaziyettedir. Ümmetin yetimleri, bu mahrumiyetlerinin sonucu insanca ve Müslümanca yetiştirilemedikleri için yarın (manevi babaları ve anneleri olan/olması gereken) bizlerin, özellikle zenginlerimizin yakasına yapışacaklardır.

Allah, yetimleri öylesine himayesine alır ki, Mâun Suresi’nde yetime yapılan kötü muamele bir çeşit “dini inkar” olarak tavsif edilir. (107/Mâun, 1-3) Yetime yapılacak infak, himaye gibi her çeşit iyilik Kur’an’da en muteber ameller, gerçek iyilikler arasında zikredilir. (2/Bakara, 177)

İki yol var: Biri dünyevileşme, dünyayı ahirete tercih; ikincisi ise infak köprüsü kurarak dünyayı ebedi hayatın kapısı yapmak. Bugün yol ayrımındayız: Ya nefsimizin hevası veya Rabbimiz. Ya geçici menfaat veya dava. Ya fani olan, ya baki olan. Bunlardan birini seçmemiz gerekiyor. Tercih bize kalmış. Tercihini Allah’tan yana yapanlara selam olsun!
Referans Adresler