24-09-2007, 11:33 AM
19 AĞUSTOS 2007 ALTINOLUK ( ERBAKAN HOCA’YI ) ZİYARETİMİZ
SEÇİMİN YORUMU
A- Seçimde Ne Oldu ?
B- Seçimden Sonra Ne Oldu ?
C- Zaman Lehimize mi, Aleyhimize mi ?
D- Öyleyse Ne Yapacağız
Saadet Partisi seçimlerden önce de seçimler zamanı da her türlü çalışmayı en üstün gayretle yapmıştır. Siz Milli görüşçüleri ‘’Kahramanlar’’ olarak selamlıyorum. Kitabı basılacak Çanakkale Şehitleri gibisiniz. Ne mutlu size. Siz kazandınız. İnsanlığın tek çaresi bizim davamızdır. Rakamlarla ve seçimle ölçülemez. Seçimde insanlar kendilerini gösterir. Davamızı göstermez, ölçemez.
Bu anda Nuh Suresinin mealini okudu.( meal ve tefsirinden okuyunuz )
Nuh 1
Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.
Nuh 2
"Ey kavmim dedi,ben sizin için açık bir uyarıcıyım"
Nuh 3
"Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Nuh 4
"Ki Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vadeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)" Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vade gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!" *
Nuh 5
(Sonra Nuh
Rabbim! dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim;
Nuh 6
Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı.
Nuh 7
Gerçekten de, (imana gelmeleri ve böylece) günahlarını bağışlaman için onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (beni görmemek için) elbiselerine büründüler, ayak dirediler, kibirlendikçe kibirlendiler.
Nuh 8
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
Nuh 9
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.
Nuh 10
Dedim ki : Rabbinizden mağfiret dileyin; çünkü O çok bağışlayıcıdır.
Nuh 11
(Mağfiret dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,
Nuh 12
Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın.
Nuh 13
Size ne oluyor ki, Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?
Nuh 14
Oysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.
Nuh 15
Görmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar olarak nasıl yaratmış!
Nuh 16
Onların içinde ayı bir nur kılmış, güneşi de bir çerağ yapmıştır.
Nuh 17
Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir.
Nuh 18
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır.
Nuh 19
"Allah,yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır."
Nuh 20
"Ki, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz.(diye).
Nuh 21
(Öğütlerinin fayda vermemesi üzerine) Nuh: Rabbim! dedi, doğrusu bunlar bana karşı geldiler de, malı ve çocuğu kendi ziyanını arttırmaktan başka işe yaramayan kimseye uydular. *
Nuh 22
Bunlar da, büyük hileler, büyük desiseler kurdular!
Nuh 23
Ve dediler ki: Sakın ilahlarınızı bırakmayın; hele Ved'den, Suva'dan, Yeğus'tan, Ye'uk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin! *
Nuh 24
(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını arttır! *
Nuh 25
Bunlar, günahları yüzünden suda boğuldular, ardından da ateşe sokuldular ve o zaman Allah'a karşı yardımcılar da bulamadılar.
Nuh 26
Nuh: "Rabbim! dedi, yeryüzünde kafirlerden hiç kimseyi bırakma!"
Nuh 27
"Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlaksız, nankör (insanlar) doğururlar (yetiştirirler)."
Nuh 28
"Rabbim! Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla, zalimlerin de ancak helakini arttır." *
Bazı hasta insanlar vardır. Takdir edilecek insanları ifsad etmeye çalışırlar. Seçimlerde alınan oy oranı şu şu sebepten şu şu kişiden dolayı değildir. Efendim sizin hiç kabahatiniz yok mu ? diyenlere cevap ‘’hayır, hiç yok’’ tur. Her millet layık olduğu idareyi bulur. Millet adil bir idareye layık değilse sen ne yaparsan yap. Amma ihlasla yaptığın çalışmalar asla boşa gitmez. Kazanmış sevabını aynen alırsınız. Mesela;
Eyüp Sultan hazretleri; Peygamberimiz’in (sav) hizmetinde bulunması ve onu 7 ay evinde misafir etmesi, hadis ravisi olması, İslam devletinin onun evinde kurulması gibi şerefli ünvanların yanında bir de İstanbul Fatihi olarak da şereflenecektir. Ameller niyetlere göredir. O büyük insan fetih için geldi. Elinden geleni yaptı ve şehadet şerbetini surların dibinde içti. Allah cc. Ona fethi mübin’i nasip etmedi ama o fatih gibi ecrini aldı. Sen de aynısını yaptın. Sonuç ne olursa olsun sen kazandın. Zira sevap, neticeye bağlı değildir. Niyete bağlıdır. O işin ihlasla yapılmasına bağlıdır. Allah’ın cc. takdir ettiğinde hayır vardır. Hasta olmaya lüzüm yok Allah cc. adildir. Layık ne ise o olur. İhlasla çalışanın sevabında bir eksiklik olmaz. Neden ?
Bunun nedeni milletin İslam’ı tam öğrenmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bunun için kafamıza 3 tane çivinin çakılması şarttır:
1- İslamsız Saadet Olmaz.
2- Müslümanlık şekil dini değildir, şuur dinidir.
3- Hayra hizmet edeceksin, şerre değil.
Ne kadar namaz kılarsan kıl, Siyonizm’in emrindeysen bu günahı hiçbir şeyle tartamazsın. Salih amel işleyeceğiz ve ifsad’ı engelleyeceğiz. Bundan dolayı ilim insanlara farzdır. İşte buna üçüncü çivi yani CİHAD farzı denir. Bunlar olmadan İslam olunmaz. Sadece şu cümleyi anlasak yeter: İslam Şuur Dinidir….
İnsanlar aldanıyor. Sakallı hüsnü bile. Tayip İmam-Hatip mezunu, hanımı mesture ve namaz kılıyor. İyi ama Siyonizm’e hizmet ediyor. Bu günah tartılmaz ki ! Birçok yasağa imza atıyor. Zinaya serbesttir diyor, kur’an öğreten babaya hapis cezası getiriyor, topraklarımızı peşkeş çekiyor vs. ama Sakallı Hüsnü hepsine bir kulp takıyor..
İslamda ‘’tedbire tevessül’’ farzı vardır. Mesela; paşa olmak ve islam’a hizmet etmek istiyorum. O halde namazı bırakmam lazım. Yapamazsın. İslam’a hizmet farzdır ama bunu diğer farzı terk ederek yapmana cevaz yoktur. Ayetlere kılıf uyduramazsın…………………
Suudi Arabistan’da bir imam ( Hocamızın arkadaşı ) Hocamızı davet ediyor. Cuma hutbesi, vaazları, namaz kıldırması vb. çok mükemmel bir insan. Sohbete oturuluyor. Diyor ki ‘’Hocam şu İsrail ile boğuşacağımıza dostluk yapsak olmaz mı?’’ Ya hu şu hutbeyi niçin okudun. Namazı niçin kıldın ? Sakallı Hüsnü . . Fatihayı niçin okudun ? İşte Şuur yok bunda.
40 yıldır bu davanın içindeyiz. 10 yılı ‘’aman CHP gelmesin, gelmemesi için AP’yi desteklememiz lazım’’ diye geçti. ‘’Oy’ları bölmeyelim’’ kelimesi ile 10 yıl mücadele ettik. Komunistler gelmesin diye Masonlar getirilir mi yahu !.Komunist, insanı bayıltmadan canlı canlı bağırta bağırta ameliyat eder. Masonlar ise narkozlayarak yapıyor. Sonuçta bir bakıyorsun ki içinde hiçbir organ bırakmamışlar. Ne fark etti.
Bir ehven-i şer safsatası uydurdular. Nedir ki bu. İlle de şerre hizmet etmek zorunda mıyız.? İşte Yahudi böyle yaptırıyor. İslam gibi bir kukla yaptılar 10 sene Demirel’i kullandılar. 1974’te imam-hatipler kapatılmıştı. Ecevit ile hükumette iken 72 tane açtık. Sonra Demirel ile hükumet kurduk. Dedik ki bu sağcıdır şimdi işimiz daha kolay olur ama Ecevit’ten daha çok zorluk çıkarttı bize. O zaman açılan imam-hatiplerin altında imzam var diyordu. 28 Şubatta ise kapatılsınlar dedi. Şuur yok şuur. Müslüman isen cennete gideceksin ama şuurun yokda ara yerde cehenneme gidersin.
Sonra Yahudi Özal’ı getirdi. Müslümanım dediği halde faizciliği savundu. Realite var dedi. Bu düzende böyle yapmamız lazım oyunu kuralına göre oynamamız lazım dedi. Biz de ona ‘’bak Turgut oyunu kuralına göre oynamalıyız diyorsun doğru ama söyle bakalım bu oyunun adı ne olacak, milli görüş oyunu mu yoksa yahudinin faizcilik oyunumu olacak?’’demiştik. Nihayetinde 10 yılda onunla uğraştık.
Şimdi, Yahudi Tayyip’i getirince iş iyice inceldi. Çok ferasetli olacaksın. Biz şimdi bunun talimi ile meşgulüz. Hastalık ilerledi ve mikrop üretenler ustalaştılar.
Diyorlar ki siz de bunlara itiraz ediyorsunuz Baykal da. O halde ne farkınız var.? Biz Baykal gibi itiraz etmiyoruz. Ahlaki yapımızı bozan, her yıl 200 milyar doları dışarı akıtan vs. kanunların hangisine Baykal itiraz etikti ?. Bunu sadece biz yaptık. Baykal’ın dediği bu değil. Onun için seçim meydanlarında insanlara dedik ki ‘’bir kez olsun yahudiden önce beni siz anlayın’’ diye.Hz.Ömer, bu müşriklerin kafalarının içindekini bilirim ama onlara iltifat etmem demişti. ( Bu arada içinizde doktor var mı diye sordu )
Bir mikrop vardır bir de bakteri. Mikroplar hayvan cinsinden, bakteriler de nebat cinsindendir. Bunu nasıl ayıracağız? Neyle besleniyorlar ona bakmamız lazım. Hayvanlar oksijen alıyor karbondioksit veriyor. Bitkilerde ise durum tam tersi. Adam bakteri mi mikrop mu? Hayır mı işliyor şer mi? Dışardan bakınca ikisi de aynı ama birinde klorofil ( şuur ) var diğerinde karbondioksit ( Siyonist kafa ) var. Klofofil yok yani maya yok. Geri kalan her şeyi benziyor.
AP döneminde mikrobu 100 defa büyüttük mikroskopta. ANAP döneminde 1000 defa. AKP döneminde ise 10.000 defa büyütmek zorundayız. İşte böyle bir mikroskopla çalışıyoruz Klorofili görmek için. Niçin bunlardan hayır gelmez diyoruz, siyonizmden emir aldıkları için. Ferasetin olmazsa yanlış düğmeye basarsın. Dizini döversin. Şuurlu olmak zorundasın. Zina şuç değildir dediğin zaman insanların saadetini yıkmış oluyorsun. Sakallı Hüsnü de tüm yapılanlara kulp takmaya çalışıyor ve takıyor. Yorulmuyor da.
1943 yılında Erbakan Hocamızın Tarih Hocası ( Duyunu Ummiye binasında ) derste anlatıyor: Yıl 1913. Emmanuel Karasso idareyi ele geçirmiş, Osmanlı’nın devlet yönetimine hakim olmuş. Enver Paşa’yı istifaya zorlamak için büyük bir kalabalık saraya toplanmış. Bu protestolar esnasında saraydan askeri bir bando çıktı. Oraya toplanan halk mızıkanın peşine çıktı gitti. Yarım saat daha devam edebilseydik o en büyük devlet yıkılmaktan kurtulacaktı. Ferasetli insanlar ne kadar da ‘’aman ne yapıyorsunuz, nereye gidiyorsunuz, dayanın, az kaldı’’ dediyse de kalabalığa dinletemediler ve sonunda Düvel-i Muazzama yıkılmış oldu. İşte insanlar da bu seçimde rüzgara kapıldı ve seçim sonuçları şimdiki gibi teşekkül etti.
A-Seçimde Ne Oldu ?
İnsanlar seçim havasına kapıldılar. Şuur olmadığı için de sonuç kötü oldu. Sen seçiyorsun diyorlar ama her türlü etkilemeyi de yapıyorlar. Şöyle ki:
1- Cumhurbaşkanı’nın sözleri ve tavırları
2- Deniz Baykal’ın sözleri
3- YÖK’ün başınabuyruk tutumu
4- Genelkurmay’ın muhtıra denilen beyanatı.
5- Cumhurbaşkanının eşi başörtülü olamaz
6- Laiklik Mitingleri
Millet tüm bunları duydu ve yutkundu. Ben size sandıkta sorarım diye. Kızdı. Patladı patlayacak hale getirildi. Kasketli Ahmetler, Sakallı Hüsnüler, Ampul Hasanlar bunlarla şişirildi. Patlamaya hazır hale getirildiler. Tam bu sırada Laiklik mitingleri derken halk ‘’CHP gelmesin, Saadet barajı geçemez’’ düşünceleri ile icraatlarından memnun olmadığı halde AKP’ye yüklendi. Açım, işsizim, sıkıntılıyım, saadet partisi doğru ama bu tsunami dalgalarından nasıl korunacağım. Saadet kazanamazsa yanarız. İşte bu düşünce ile millet molozlardan dalgakıran yapmaya kalktı. Yani millet intikam oy’u kullandı. Dinsizlik dikenlerinden kaçtı ama o dikenleri besleyen gübrelere sarıldı. O dalgalar AKP yüzünden büyüyor. Millet bunu göremedi. İlaç ile gübreyi ayıramadığın için cezanı çekeceksin. Sonuç itibariyle millet yanılmıştır.
B- Seçimden Sonra Ne Oldu ?
AKP, İsrail ne derse engel çıkarmadan hemen yapayım telaşında. Meclis başkanı da Cumhurbaşkanı da İsrail’in istediği biri olsun diyor. İsteklerine engel çıkarmayacakbir kadro kurmaya uğraşıyor. Bakanlar kurulu listesi hazırlandı Cumhurbaşkanı ‘’işinize karışmam, yeni seçeceğiniz Cumhurbaşkanı’na onaylatın’’ dedi.
Şu sıralarda Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah ‘’ İsrail tekrar gelirse bu onlara pahalıya mal olur’’ diyor. Neden ? Çünkü hazırlıklar yapılıyor. Türk askeri Hizbullah’ı silahtantecrit edecek. İsrail de elini kolunu sallaya sallaya Lübnan’a girecek. Askerimizin orda ne işi var. Asıl İsrail’e gönderilmeli idi. Çünkü saldıran onlar.
Ayrıca sendikalar bakıyor ki bunlar İMF ci bize para mara vermezler. O halde şimdiden Grev yapalım. ( İşte sonuç: Hükumetin önerdiği maaş zammı yüzde 2 artı yüzde 2 )
İşte bu sebeplerden dolayı inananlar meseleleri daha ince ayrıntıları ile anlatmak zorundadırlar. İslam konferansı ‘’Kahrolsun Amerika’’ diyor. Senin bu sözünle Amerika kahrolur mu be !.
C- Zaman Lehimize mi Aleyhimize mi İşliyor ?
Zaman aleyhimize işliyor.
D- O halde Ne Yapacağız ?
Cenab-ı Allah (cc) kime hidayet verdiyse ondan hesap soracak. Hepimiz ayrı ayrı hesap vermeye mecburuz. Seçimlerde kendi üyemiz bile bize oy vermedi. Çünkü onu üye yaptık ama şuurlandırmadık. Üyelerimizi toplayacağız onlara bu işi iyice anlatacağız.
AKP’li ( Nizipli) bir vekil’i teşkilatları aday olarak istemediler ve bir salonu dolduran 150-200 kişi adaylıktan vazgeçmesini yoksa ona oy vermeyeceklerini protestolarla söylediler. Vekil Adayı onlara ‘’ siz kaç kişisiniz ki, oy verseniz de vermeseniz de ben milletvekili olacağım, ne yaparsanız yapın’’ cevabını verdi ve seçimlerde de milletvekili oldu. Sakallı Hüsnüüü sen oy versen de vermesen de Saadet iktidara gelecek. Üyelerimizi 5 milyona çıkarmalıyız.
Bundan 50 sene evvel Matbaacı Mehmet vardı. Gençlerle çok meşgul olur Milli Türk Talebe Birliğinde onları şuurlandırmaya çalışırdı. Askerde yaşadığı bir olayı anlatıyor: Erzincan’a askere gittim. Komutanlar görev taksimatı yaparken 3 kişiye yazı yazdırdı ve en çok benim yazımı beğendiğinden beni yazıcı yaptı. ‘’Yazıcı olacaksın ve geleni gideni karşılayacaksın’’ dedi. İlk Cuma günü Cuma namazı vakti Albay geldi ve ben namaza gidemeyeyim diye beni meşgul etti. Her Cuma bu durum böylece devam edip gitti. Derken büyük Erzincan Zelzelesi oldu. Binamız yıkıldı. Albay son sürat kaçarken Allah’a (cc) yalvarıyordu. Ortam bir sure sonra normale döndü ve ben Albay’ı yakaladım. ‘’Can tehlikesi olunca Allah’a (cc) yalvarıyorsun da beni niye Cuma’ya göndermemek için her Cuma vaktı gelip oyalıyorsun’’ dedim. Albay şu cevabı verdi: ‘’Biz ne yaptığımızı biliyor muyuz ki!’’
Bu milletin külünü üflediğiniz zaman milli görüşü çıkarırsınız. Başka çare yok Her şey inananların çalışmasına bağlı. Üye kayıtları yapılmalıdır. Sakallı Hüsnü oy verse de vermese de milli görüş iktidara geliyor.
SEÇİMİN YORUMU
A- Seçimde Ne Oldu ?
B- Seçimden Sonra Ne Oldu ?
C- Zaman Lehimize mi, Aleyhimize mi ?
D- Öyleyse Ne Yapacağız
Saadet Partisi seçimlerden önce de seçimler zamanı da her türlü çalışmayı en üstün gayretle yapmıştır. Siz Milli görüşçüleri ‘’Kahramanlar’’ olarak selamlıyorum. Kitabı basılacak Çanakkale Şehitleri gibisiniz. Ne mutlu size. Siz kazandınız. İnsanlığın tek çaresi bizim davamızdır. Rakamlarla ve seçimle ölçülemez. Seçimde insanlar kendilerini gösterir. Davamızı göstermez, ölçemez.
Bu anda Nuh Suresinin mealini okudu.( meal ve tefsirinden okuyunuz )
Nuh 1
Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.
Nuh 2
"Ey kavmim dedi,ben sizin için açık bir uyarıcıyım"
Nuh 3
"Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Nuh 4
"Ki Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vadeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)" Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vade gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!" *
Nuh 5
(Sonra Nuh
Rabbim! dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim; Nuh 6
Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı.
Nuh 7
Gerçekten de, (imana gelmeleri ve böylece) günahlarını bağışlaman için onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (beni görmemek için) elbiselerine büründüler, ayak dirediler, kibirlendikçe kibirlendiler.
Nuh 8
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
Nuh 9
Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.
Nuh 10
Dedim ki : Rabbinizden mağfiret dileyin; çünkü O çok bağışlayıcıdır.
Nuh 11
(Mağfiret dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,
Nuh 12
Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın.
Nuh 13
Size ne oluyor ki, Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?
Nuh 14
Oysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.
Nuh 15
Görmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar olarak nasıl yaratmış!
Nuh 16
Onların içinde ayı bir nur kılmış, güneşi de bir çerağ yapmıştır.
Nuh 17
Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir.
Nuh 18
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır.
Nuh 19
"Allah,yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır."
Nuh 20
"Ki, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz.(diye).
Nuh 21
(Öğütlerinin fayda vermemesi üzerine) Nuh: Rabbim! dedi, doğrusu bunlar bana karşı geldiler de, malı ve çocuğu kendi ziyanını arttırmaktan başka işe yaramayan kimseye uydular. *
Nuh 22
Bunlar da, büyük hileler, büyük desiseler kurdular!
Nuh 23
Ve dediler ki: Sakın ilahlarınızı bırakmayın; hele Ved'den, Suva'dan, Yeğus'tan, Ye'uk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin! *
Nuh 24
(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını arttır! *
Nuh 25
Bunlar, günahları yüzünden suda boğuldular, ardından da ateşe sokuldular ve o zaman Allah'a karşı yardımcılar da bulamadılar.
Nuh 26
Nuh: "Rabbim! dedi, yeryüzünde kafirlerden hiç kimseyi bırakma!"
Nuh 27
"Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlaksız, nankör (insanlar) doğururlar (yetiştirirler)."
Nuh 28
"Rabbim! Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla, zalimlerin de ancak helakini arttır." *
Bazı hasta insanlar vardır. Takdir edilecek insanları ifsad etmeye çalışırlar. Seçimlerde alınan oy oranı şu şu sebepten şu şu kişiden dolayı değildir. Efendim sizin hiç kabahatiniz yok mu ? diyenlere cevap ‘’hayır, hiç yok’’ tur. Her millet layık olduğu idareyi bulur. Millet adil bir idareye layık değilse sen ne yaparsan yap. Amma ihlasla yaptığın çalışmalar asla boşa gitmez. Kazanmış sevabını aynen alırsınız. Mesela;
Eyüp Sultan hazretleri; Peygamberimiz’in (sav) hizmetinde bulunması ve onu 7 ay evinde misafir etmesi, hadis ravisi olması, İslam devletinin onun evinde kurulması gibi şerefli ünvanların yanında bir de İstanbul Fatihi olarak da şereflenecektir. Ameller niyetlere göredir. O büyük insan fetih için geldi. Elinden geleni yaptı ve şehadet şerbetini surların dibinde içti. Allah cc. Ona fethi mübin’i nasip etmedi ama o fatih gibi ecrini aldı. Sen de aynısını yaptın. Sonuç ne olursa olsun sen kazandın. Zira sevap, neticeye bağlı değildir. Niyete bağlıdır. O işin ihlasla yapılmasına bağlıdır. Allah’ın cc. takdir ettiğinde hayır vardır. Hasta olmaya lüzüm yok Allah cc. adildir. Layık ne ise o olur. İhlasla çalışanın sevabında bir eksiklik olmaz. Neden ?
Bunun nedeni milletin İslam’ı tam öğrenmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bunun için kafamıza 3 tane çivinin çakılması şarttır:
1- İslamsız Saadet Olmaz.
2- Müslümanlık şekil dini değildir, şuur dinidir.
3- Hayra hizmet edeceksin, şerre değil.
Ne kadar namaz kılarsan kıl, Siyonizm’in emrindeysen bu günahı hiçbir şeyle tartamazsın. Salih amel işleyeceğiz ve ifsad’ı engelleyeceğiz. Bundan dolayı ilim insanlara farzdır. İşte buna üçüncü çivi yani CİHAD farzı denir. Bunlar olmadan İslam olunmaz. Sadece şu cümleyi anlasak yeter: İslam Şuur Dinidir….
İnsanlar aldanıyor. Sakallı hüsnü bile. Tayip İmam-Hatip mezunu, hanımı mesture ve namaz kılıyor. İyi ama Siyonizm’e hizmet ediyor. Bu günah tartılmaz ki ! Birçok yasağa imza atıyor. Zinaya serbesttir diyor, kur’an öğreten babaya hapis cezası getiriyor, topraklarımızı peşkeş çekiyor vs. ama Sakallı Hüsnü hepsine bir kulp takıyor..
İslamda ‘’tedbire tevessül’’ farzı vardır. Mesela; paşa olmak ve islam’a hizmet etmek istiyorum. O halde namazı bırakmam lazım. Yapamazsın. İslam’a hizmet farzdır ama bunu diğer farzı terk ederek yapmana cevaz yoktur. Ayetlere kılıf uyduramazsın…………………
Suudi Arabistan’da bir imam ( Hocamızın arkadaşı ) Hocamızı davet ediyor. Cuma hutbesi, vaazları, namaz kıldırması vb. çok mükemmel bir insan. Sohbete oturuluyor. Diyor ki ‘’Hocam şu İsrail ile boğuşacağımıza dostluk yapsak olmaz mı?’’ Ya hu şu hutbeyi niçin okudun. Namazı niçin kıldın ? Sakallı Hüsnü . . Fatihayı niçin okudun ? İşte Şuur yok bunda.
40 yıldır bu davanın içindeyiz. 10 yılı ‘’aman CHP gelmesin, gelmemesi için AP’yi desteklememiz lazım’’ diye geçti. ‘’Oy’ları bölmeyelim’’ kelimesi ile 10 yıl mücadele ettik. Komunistler gelmesin diye Masonlar getirilir mi yahu !.Komunist, insanı bayıltmadan canlı canlı bağırta bağırta ameliyat eder. Masonlar ise narkozlayarak yapıyor. Sonuçta bir bakıyorsun ki içinde hiçbir organ bırakmamışlar. Ne fark etti.
Bir ehven-i şer safsatası uydurdular. Nedir ki bu. İlle de şerre hizmet etmek zorunda mıyız.? İşte Yahudi böyle yaptırıyor. İslam gibi bir kukla yaptılar 10 sene Demirel’i kullandılar. 1974’te imam-hatipler kapatılmıştı. Ecevit ile hükumette iken 72 tane açtık. Sonra Demirel ile hükumet kurduk. Dedik ki bu sağcıdır şimdi işimiz daha kolay olur ama Ecevit’ten daha çok zorluk çıkarttı bize. O zaman açılan imam-hatiplerin altında imzam var diyordu. 28 Şubatta ise kapatılsınlar dedi. Şuur yok şuur. Müslüman isen cennete gideceksin ama şuurun yokda ara yerde cehenneme gidersin.
Sonra Yahudi Özal’ı getirdi. Müslümanım dediği halde faizciliği savundu. Realite var dedi. Bu düzende böyle yapmamız lazım oyunu kuralına göre oynamamız lazım dedi. Biz de ona ‘’bak Turgut oyunu kuralına göre oynamalıyız diyorsun doğru ama söyle bakalım bu oyunun adı ne olacak, milli görüş oyunu mu yoksa yahudinin faizcilik oyunumu olacak?’’demiştik. Nihayetinde 10 yılda onunla uğraştık.
Şimdi, Yahudi Tayyip’i getirince iş iyice inceldi. Çok ferasetli olacaksın. Biz şimdi bunun talimi ile meşgulüz. Hastalık ilerledi ve mikrop üretenler ustalaştılar.
Diyorlar ki siz de bunlara itiraz ediyorsunuz Baykal da. O halde ne farkınız var.? Biz Baykal gibi itiraz etmiyoruz. Ahlaki yapımızı bozan, her yıl 200 milyar doları dışarı akıtan vs. kanunların hangisine Baykal itiraz etikti ?. Bunu sadece biz yaptık. Baykal’ın dediği bu değil. Onun için seçim meydanlarında insanlara dedik ki ‘’bir kez olsun yahudiden önce beni siz anlayın’’ diye.Hz.Ömer, bu müşriklerin kafalarının içindekini bilirim ama onlara iltifat etmem demişti. ( Bu arada içinizde doktor var mı diye sordu )
Bir mikrop vardır bir de bakteri. Mikroplar hayvan cinsinden, bakteriler de nebat cinsindendir. Bunu nasıl ayıracağız? Neyle besleniyorlar ona bakmamız lazım. Hayvanlar oksijen alıyor karbondioksit veriyor. Bitkilerde ise durum tam tersi. Adam bakteri mi mikrop mu? Hayır mı işliyor şer mi? Dışardan bakınca ikisi de aynı ama birinde klorofil ( şuur ) var diğerinde karbondioksit ( Siyonist kafa ) var. Klofofil yok yani maya yok. Geri kalan her şeyi benziyor.
AP döneminde mikrobu 100 defa büyüttük mikroskopta. ANAP döneminde 1000 defa. AKP döneminde ise 10.000 defa büyütmek zorundayız. İşte böyle bir mikroskopla çalışıyoruz Klorofili görmek için. Niçin bunlardan hayır gelmez diyoruz, siyonizmden emir aldıkları için. Ferasetin olmazsa yanlış düğmeye basarsın. Dizini döversin. Şuurlu olmak zorundasın. Zina şuç değildir dediğin zaman insanların saadetini yıkmış oluyorsun. Sakallı Hüsnü de tüm yapılanlara kulp takmaya çalışıyor ve takıyor. Yorulmuyor da.
1943 yılında Erbakan Hocamızın Tarih Hocası ( Duyunu Ummiye binasında ) derste anlatıyor: Yıl 1913. Emmanuel Karasso idareyi ele geçirmiş, Osmanlı’nın devlet yönetimine hakim olmuş. Enver Paşa’yı istifaya zorlamak için büyük bir kalabalık saraya toplanmış. Bu protestolar esnasında saraydan askeri bir bando çıktı. Oraya toplanan halk mızıkanın peşine çıktı gitti. Yarım saat daha devam edebilseydik o en büyük devlet yıkılmaktan kurtulacaktı. Ferasetli insanlar ne kadar da ‘’aman ne yapıyorsunuz, nereye gidiyorsunuz, dayanın, az kaldı’’ dediyse de kalabalığa dinletemediler ve sonunda Düvel-i Muazzama yıkılmış oldu. İşte insanlar da bu seçimde rüzgara kapıldı ve seçim sonuçları şimdiki gibi teşekkül etti.
A-Seçimde Ne Oldu ?
İnsanlar seçim havasına kapıldılar. Şuur olmadığı için de sonuç kötü oldu. Sen seçiyorsun diyorlar ama her türlü etkilemeyi de yapıyorlar. Şöyle ki:
1- Cumhurbaşkanı’nın sözleri ve tavırları
2- Deniz Baykal’ın sözleri
3- YÖK’ün başınabuyruk tutumu
4- Genelkurmay’ın muhtıra denilen beyanatı.
5- Cumhurbaşkanının eşi başörtülü olamaz
6- Laiklik Mitingleri
Millet tüm bunları duydu ve yutkundu. Ben size sandıkta sorarım diye. Kızdı. Patladı patlayacak hale getirildi. Kasketli Ahmetler, Sakallı Hüsnüler, Ampul Hasanlar bunlarla şişirildi. Patlamaya hazır hale getirildiler. Tam bu sırada Laiklik mitingleri derken halk ‘’CHP gelmesin, Saadet barajı geçemez’’ düşünceleri ile icraatlarından memnun olmadığı halde AKP’ye yüklendi. Açım, işsizim, sıkıntılıyım, saadet partisi doğru ama bu tsunami dalgalarından nasıl korunacağım. Saadet kazanamazsa yanarız. İşte bu düşünce ile millet molozlardan dalgakıran yapmaya kalktı. Yani millet intikam oy’u kullandı. Dinsizlik dikenlerinden kaçtı ama o dikenleri besleyen gübrelere sarıldı. O dalgalar AKP yüzünden büyüyor. Millet bunu göremedi. İlaç ile gübreyi ayıramadığın için cezanı çekeceksin. Sonuç itibariyle millet yanılmıştır.
B- Seçimden Sonra Ne Oldu ?
AKP, İsrail ne derse engel çıkarmadan hemen yapayım telaşında. Meclis başkanı da Cumhurbaşkanı da İsrail’in istediği biri olsun diyor. İsteklerine engel çıkarmayacakbir kadro kurmaya uğraşıyor. Bakanlar kurulu listesi hazırlandı Cumhurbaşkanı ‘’işinize karışmam, yeni seçeceğiniz Cumhurbaşkanı’na onaylatın’’ dedi.
Şu sıralarda Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah ‘’ İsrail tekrar gelirse bu onlara pahalıya mal olur’’ diyor. Neden ? Çünkü hazırlıklar yapılıyor. Türk askeri Hizbullah’ı silahtantecrit edecek. İsrail de elini kolunu sallaya sallaya Lübnan’a girecek. Askerimizin orda ne işi var. Asıl İsrail’e gönderilmeli idi. Çünkü saldıran onlar.
Ayrıca sendikalar bakıyor ki bunlar İMF ci bize para mara vermezler. O halde şimdiden Grev yapalım. ( İşte sonuç: Hükumetin önerdiği maaş zammı yüzde 2 artı yüzde 2 )
İşte bu sebeplerden dolayı inananlar meseleleri daha ince ayrıntıları ile anlatmak zorundadırlar. İslam konferansı ‘’Kahrolsun Amerika’’ diyor. Senin bu sözünle Amerika kahrolur mu be !.
C- Zaman Lehimize mi Aleyhimize mi İşliyor ?
Zaman aleyhimize işliyor.
D- O halde Ne Yapacağız ?
Cenab-ı Allah (cc) kime hidayet verdiyse ondan hesap soracak. Hepimiz ayrı ayrı hesap vermeye mecburuz. Seçimlerde kendi üyemiz bile bize oy vermedi. Çünkü onu üye yaptık ama şuurlandırmadık. Üyelerimizi toplayacağız onlara bu işi iyice anlatacağız.
AKP’li ( Nizipli) bir vekil’i teşkilatları aday olarak istemediler ve bir salonu dolduran 150-200 kişi adaylıktan vazgeçmesini yoksa ona oy vermeyeceklerini protestolarla söylediler. Vekil Adayı onlara ‘’ siz kaç kişisiniz ki, oy verseniz de vermeseniz de ben milletvekili olacağım, ne yaparsanız yapın’’ cevabını verdi ve seçimlerde de milletvekili oldu. Sakallı Hüsnüüü sen oy versen de vermesen de Saadet iktidara gelecek. Üyelerimizi 5 milyona çıkarmalıyız.
Bundan 50 sene evvel Matbaacı Mehmet vardı. Gençlerle çok meşgul olur Milli Türk Talebe Birliğinde onları şuurlandırmaya çalışırdı. Askerde yaşadığı bir olayı anlatıyor: Erzincan’a askere gittim. Komutanlar görev taksimatı yaparken 3 kişiye yazı yazdırdı ve en çok benim yazımı beğendiğinden beni yazıcı yaptı. ‘’Yazıcı olacaksın ve geleni gideni karşılayacaksın’’ dedi. İlk Cuma günü Cuma namazı vakti Albay geldi ve ben namaza gidemeyeyim diye beni meşgul etti. Her Cuma bu durum böylece devam edip gitti. Derken büyük Erzincan Zelzelesi oldu. Binamız yıkıldı. Albay son sürat kaçarken Allah’a (cc) yalvarıyordu. Ortam bir sure sonra normale döndü ve ben Albay’ı yakaladım. ‘’Can tehlikesi olunca Allah’a (cc) yalvarıyorsun da beni niye Cuma’ya göndermemek için her Cuma vaktı gelip oyalıyorsun’’ dedim. Albay şu cevabı verdi: ‘’Biz ne yaptığımızı biliyor muyuz ki!’’
Bu milletin külünü üflediğiniz zaman milli görüşü çıkarırsınız. Başka çare yok Her şey inananların çalışmasına bağlı. Üye kayıtları yapılmalıdır. Sakallı Hüsnü oy verse de vermese de milli görüş iktidara geliyor.