(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: ÖRTÜNMEME BAHANELERİ NELERDİR...
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
Sayfalar: 1 2
Başörtülü yarı çıplaklar

Etraf başörtülü yarı çıplaklardan geçilmiyor.
Tesettürle başkaları değil ama başörtülüler fena halde dalga geçmekte.
Arkadaş zor geliyorsa çıkar kafandaki örtüyü.
Sana zorla taktıran mı var?
Bir salaşlık, bir derbederlik.
Sanki kafasındaki iki kılı kapatınca hatun kişi, bütün vazifelerini tamamlamış gibi vücudunu orta yere saçıveriyor.
Acaba Müslüman kadının sadece saçı kıymetli, en mahrem vücut azaları çok mu değersiz diye düşünmekte insanlar. Göbekler, göğüsler, kalçalar orta yerde.
Kadıncağız adeta amazon gibi sokağa fırlamış.
En baştakilerdeki bozulma bütün toplumu etkilemekte. VIP kadınlardan başlayan bir dezenformasyon.
“Özür dileriz cumhurbaşkanlığı sitesinde hanımefendinin bir düğünde çekilmiş resmi çıkmış, düzelteceğiz”.
“E evladımın düğününde bile, şöyle etrafa endamlı bir kadın nasıl olurmuş göstermeyeyim mi? Hem bizi zevksizlikle, demodelikle suçlayan laiklere biraz zarafet dersi vermeyelim mi?” iyi niyetinizi yüzünüzden okuyorum da.
Düğünlere katılan binlerce erkeğin meraklı bakışlarını bir kalemde yok saymanız da size ilahi bir artı getiriyor mu acaba?

Ya da dinin şöyle bir kuralı mı var? Düğünlere katılan erkekler namahrem sayılmaz. Zaruret miktarıdır. Gecelik gibi elbiselerle göbeği göğsü etrafa dağıtıp salon sahibeliği yapmanız da bir mahzurat yok mudur?

Tamam, bizim kızlar yeni örtünüyor biraz hoşgörü de, altmış yaşındaki büyük hanımlarda da mendil kadar başa yapışan örtüler ve göbek göğüs hatları olabildiğince belli eden dar kostümler.
Acaba Müslüman modacılar ellerindeki makasın hakkını nasıl verecekler? Pardösü değil de atletizm mayosu biçiyorlar sanki. Bütün vücut azaları ortada.

Lakin bizim cephede bir amazonluk, bir yarı çıplaklık almış başını gidiyor. Arkadaşlar zor geliyorsa takmayıverirsiniz şu örtüyü olur biter.

Ama Rabbimizin Müslüman kadınlara hediye ettiği tesettür tacını, toza kire bulayıp ayağa düşürmeyin lütfen.

Allah sonumuzu hayreyleye ama durum hiç iç açıcı değil. Aşağılık kompleksleri ile acınacak durumdayız.

Hem bu konuda sadece kadını suçlamam da yersiz.

En büyük suçlu insanın erkek cinsi yine.

Baktığım anlı şanlı delikanlı, kolundaki eşi yarı çıplak. Dapdar bir pantolon, neredeyse bağırsaklarının başlangıç ve bitiş yeri ortada. Üzerinde uzun bir ceket yok. Derisine yapışmış bir mini bluz. Ve bu trajik tabloya arsızca bir de baş bağlamış. Bu görüntüyü veren kadından çok erkeğe baktım. Acaba oğlan kör mü diye. Aval aval ağzını açmış etrafı seyreden delikanlı, yanındaki kadının yarı çıplaklığını göremeyecek kadar aptaldı.

Tesettürün bozulmasında en büyük suçlu erkekler.

Onlar açık bayanlara, televizyonun edepsiz çıplaklarına hayranlıkla bakarken, hanımları da; o aptal beylerini ellerinde tutabilmek için açılma yarışına girdiler. Bizim pek çok kadınımız niçin kapanmıyor sanıyorsunuz, ya da böyle yarı çıplak dolaşıyor derseniz; kocaları yüzlerine bakmaz diye.

Rabbimiz setr olma hususunda cümlemizin kalbine güzel ilhamlar versin.


Amin ...
Kardesim gercekten dustugumuz durum cok vahim Allah affetsin bizleri,
Bu ozenti baskalasim ve kendini bilmeme hallerinden nasil ve ne zaman kurtulacagiz,

Allah`im sen bizleri sonsuz rahmet ve magfiretinle gercekleri goren ve bilen,
Hakki hak bilip uyan, batilida batil bilip sakinan kullarindan eyle.
Bu konu benim de çok üzüldüğüm bir konu.
Kol kısa başta örtü ya da etek dizde altında ten rengi çorap ve yine başta örtü daha neler neler....
Hepsi cahillikten ve artık etrafa normal gelmesinden ve sizlerin de belirttiği gibi erkeklerin öyle istiyor olmasından.
Artık erkekler çalışan kadınla evlenmek istiyor,kapalı olsun ama öle çok da tutucu olmasın istiyorlar eşlerini...
Çok önemli bir faktör de varki tesettür mağazaları...
Ne alakası var demeyin,kapalı kadınları öyle yönlendiriyorlar ki...Gidiyorsun magazaya,en ünlü tesettür mağazası ismi lazım değil,bakıyorsun gömlekler var yarım kol ve bakıyorsun bütün kapalılar alıyor. Veya etekler kısa, e bakıyorsun alışveriş yapan herkes kapalı..E sana da normal gelmeye başlıyor.Tabi ki bunlar bahane değil ancak etrafta çok cahil var ve tabi ki etkileniyor.
Allah yardımcımız olsun ve yolundan ayırmasın inşallah...
YAV BE HANIM KARDEŞİM KAPANACAKSAN TAM KAPAN BAŞINI KAPATIYOSUN ORAN BURAN Bİ TARAFTA BU NE BİÇİM KAPANMAK.İNSANDA BİRAZ AHLAK OLUR YA .BANA GÖRE BAŞI KAPALI ORASI BURASI Bİ TARAFTA OLMAKTANSA AÇIK GEZSİN DAHA İYİ HİÇ DEĞİLSE GÖZE BATMAZ.

BU KONUYU AÇTIĞIN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM KARDEŞİM.
En büyük suçlu insanın erkek cinsi yine.

Baktığım anlı şanlı delikanlı, kolundaki eşi yarı çıplak. Dapdar bir pantolon, neredeyse bağırsaklarının başlangıç ve bitiş yeri ortada. Üzerinde uzun bir ceket yok. Derisine yapışmış bir mini bluz. Ve bu trajik tabloya arsızca bir de baş bağlamış. Bu görüntüyü veren kadından çok erkeğe baktım. Acaba oğlan kör mü diye. Aval aval ağzını açmış etrafı seyreden delikanlı, yanındaki kadının yarı çıplaklığını göremeyecek kadar aptaldı.

Tesettürün bozulmasında en büyük suçlu erkekler.

Onlar açık bayanlara, televizyonun edepsiz çıplaklarına hayranlıkla bakarken, hanımları da; o aptal beylerini ellerinde tutabilmek için açılma yarışına girdiler. Bizim pek çok kadınımız niçin kapanmıyor sanıyorsunuz, ya da böyle yarı çıplak dolaşıyor derseniz; kocaları yüzlerine bakmaz diye...SİZE katılıyorum.Tatlı DİLLE eşler uyarsa,üstüne düşeni yapsa inanıyorum ki;kendini bilen bayanın başörtüsü,giyimi,kuşamı,mutlaka daha dinine uygun olur.ALLAH razı olsun
Başörtüsü Erkeğe de Örtü Olabilir mi?
Per, 01/11/2007 - 07:49 — Taha Mansur

Oldukça absürd olan bu sorudan daha absürd olan bir şey var ki; bu soruya karşı verilecek evet yanıtıdır o da. Kesin bir kararlılıkla bu soruya evet yanıtını vermeyi tercih ediyorum.

Allah, Ahzab ve Nur sürelerinde sosyal hayata dair kural ve kaideleri cinsiyet ayrımlarına gidip kategorize edilmiş bir şekilde sunarken, Araf Süresi'nin yirmialtıncı ayetinde cinsiyet ayrımına girmeden "Sizin için en hayırlı olanı takva örtüsüdür" diyerek bütüncül bir yaklaşımda bulunuyor. Daha doğrusu, birtakım hasletleri karşıt cinse müşahhas kılarak şahsından münezzeh eyleyip kendine meşru bir alan oluşturmak isteyen bedavacı erkek ve kadınların nefes almasını sağlayacak tüm delikleri kapatıyor.

Takva örtüsü gibi kesin ve bütüncül bir kavramın maalesef çağımızda cinsi ayrıştırılmalara yada tek bir cinse özgü kılındığını müşahede ediyoruz. Bunun altında yatan yegane sebep, bazı filmlerde görmeye alıştığımız, kişinin eline düşen pimi çekilmiş el bombasını başka birinin eline verip kendisini tehlikeden yada sorumluluktan azâde etme eğilimidir. Ateşten topu taşımaktan korkup ani bir refleksle başkasının eline tutuşturma eğilimi bir yerde kabul edilebilir dursun diyelim hadi. Ya peki sorumluluktan kaçıpta el bombasını eline tutuşturduğu kişinin bombanın infilak etmesi sebebiyle paramparça olan etleri üzerinden düşünce kasaplığına soyunan tüccar güruha ne demeli. Hala birşeyleri düzeltme çabası içinde olduklarını düşünüyorlar aşağılık bir travmatik psikozla. Bu noktada Duvara Karşı filmindeki o şahane replik aklımıza tazammun ediyor : "Dünyayı değiştirmek istiyorsan dünyanı değiştir"

Namus kavramı toplumumuzda sadece kadına müşahhas kılınan bir noktaya geldi. Çeşitli örneklerde de bunun hassas dengeleri kırılgan raddelere ulaştırdığını görüyoruz. Mesela bir apartmanda komşunun güzel kızıyla gözde erkeğinin arasında gelişegelen cinsel ilişkinin ifşa oluşundan sonraki diyalogsal seyri düşünelim. Muhafazakâr apartman sakinleri arasında dahi erkeğe karşı geliştirilen düşünceler, dişi köpeğin kuyruk sallamasından ötürü erkek köpeğin eğilim gösterdiği, ya da bir anlık nefsine uyma gafletinde bulunduğu ibareleridir. Bu fikirlerin son kullanma tarihi ise, dişi köpeğin kulübeden kovulup salyaları avret yerinden akan sokak köpekleri için elden ele dolaştırılan Fermuar Beethoven'ı olacağı güne kadardır. Evet, ne yazıkki aynı aşağılık eylemin şeriki olan erkeğe gösterilen bu tolerans, cinsi hükümranlık açısından suçu şeriğine nispeten daha az olan kıza karşı yerini türbülansa bırakıyor. Onun nefsine uyup gaflete düşebileceği yargısına karşı hiçbir genelgeçer sebebi yok. Ama aynı sebepsizliğin süregeldiği erkeğe karşı oldukça düşük bütçeli bir taşlama filmi, bu adaletsiz sinemada pek gişe yapmıyor nedense. Bu engizisyon mahkemelerini aratan aşağılık duruşmadan, erkeğin beraat ettirilip başka dişi köpeklerin kuyruğunu kıstırmasına olanak sağlanırken, kız için müebbet bir namussuzluk manifestosu yayınlanıyor. Ve o kız ya Taksim'de üçüncü sınıf bir barda konsamatris oluyor, ya tahtasına çakılan aşağılık çivinin çıkarılması gerekirken balyozla vurulup iyice tahtaya nüfuz etmesi hasebiyle çivi üstüne çivi yiyor, ya da insan hayatını reyting denilen tanrılarının yanında hiçe sayan münafıkperestlerin ekranında köprüden kendini atan Madam Butterfly oluyor.

Bu nasıl aşağılık bir drama böyle beyler! Bu nasıl aşağılık bir eşitlik anlayışı!

Alice zannettiğiniz gibi harikalar diyarında değil artık. Heidi'nin uçan bir süpürgesi yok artık. Giyotine geçirdiniz Bir Geyşanın Anıları'nı!

Örtünmek kavramı, bir bez parçasını yada birkaç bez parçasının kombinasyonundan oluşan elbiseyi bedene giydirmekle minimize edilemez. Eğer böyle minimal ve kısır bir düşünce döngüsünde hareket edilirse, gidilecek yer Lordlar Kamarası'ndan başka bir yer değildir. Ama biz hep bunu yapıyoruz. Bir başörtülü kız bir yerde dans ediyorsa, alnına doladığı bantta kelime-i tevhid yerine sakallı tarkanların ismi yazıyorsa, plakasında Nur süresinin yerine Nur Serter'in (NS = National Society) baş harfleri kodlanmışsa, bu elbette üzerinde fikir serdedilebilecek ve eleştirilecek bir durumdur. Ama bu eleştirilerde kendimizi hep saha dışındaki top toplayıcı konumuna getiriyoruz. Birileri taca atsa da toplasam şu topları der gibi hata yapsalar da kafalarına tokmakla vursam bekleyişi içindeyiz. Marcello Lippi ne güzel söylemiş : "Cesareti olan sahaya çıksın".

Buraya kadar anladık. Ya peki örtünme konusunda, neden madalyonun diğer yüzü hiç konuşulmaz? Erkeğe hadi namus kavramını geçtim, örtünme emri geçerli değil midir?

Müslüman erkeklerin dünyasında daha da fazla olan çarpık kentleşme neden hiç mevzu bahis edilmez anlamış değilim. Çeşitli İslami dernek ve okulların yeşil ışıklı gecelerinde, çember sakallı, saçı jöleli, takım elbiseli, bir nevi Yusuf'un kuyusundan çıktığını düşündürten Müslüman Don Juan'ların manitacılık oynaması, en âlâ fondatenlerin bile kapatamadığı sahtekâr silüetiyle İmam Hatip kapılarında ceylan avcılığına soyunan küçük hafızcıkların safarisi, internet aleminde her türlü yalakalık ve komplimanlarla evli kadınları dahi striptize sürükleyip Nuh'un gemisini fermuarından aşağıya doğru yürüten levanten fatihlerin sapkınlığı, neden hiç konuşulmaz? Bir başörtülü kızın raksetmesinden daha aşağılık bir durum değil midir bu? Ama galiba bizler başkalarının kusurunu ısıtıp ısıtıp fırına sürerek, kendi bozulmuş hamurumuzdan imal ettiğimiz Bulgar ekmeğini sofradan kaldırmaktan korkuyoruz. Başkalarının etini yiyerek büyüyen canavarlara dönüşüyoruz gittikçe. Oysa Voltran ne güzel bir çizgi film örneğiydi :"Gelin Birleşelim". Gel gelelim ki, biz örnek olarak Transformers'ı aldık: "Gelin Hiçleşelim".

Üniversiteye öyle yada böyle perukla girmeyi tercih eden dışlanmış kardeşlerime de şunu söylüyorum. Bunca maskeyle dolaşıp nutuklar atan vendettaların dünyasında, yenilgiyi birlikte göğüsleme erdemini göstermek yerine tüm hatayı futbolculara yükleyerek takımı satan teknik özürlü direktörlerin vıcıklaşmış sahasında, elindeki kılıcın yamukluğundan bihaber karşısına çıkan herkesi öldürmeye programlı çaylak gladyatörlerin arenasında, siz peruk takmaya devam edin. Hiç değilse başörtünüzü kullanıp kendi utançlarını örtmeye çalışanlar, peruğunuz üzerinden istismar yapamazlar da çıplak kalırlar belki!

"Cinayete Tarafsız Kalmak Katilin Tarafını Tutmaktır"
/No Man's Land
/
Allah razı olsun çok güzel paylaşımlarda bulunmuşunuz
iconBAHANELERLE BERABER CEVABINIDA YAZABİLİRMİSİNİZ...icon
En büyük bahanelerden biri eğitim.
Bahane demeyelim de engel.
Çünkü ülkemizde ne yazık ki ve hepimiz biliyoruz ki ihl ler dışında bütün okullarda (ilk-orta-üniversite hepsi) başörtüsü yasak.
İhl lerde bile konu tam anlamıyla çözümlenmiş değil.
Çözüm olarak kişisel bir çözüm yok bence,gerçek çözüm yasağın kalkması.
Örtünmeme bahaneleri,

bilmem örtünmeyen bayanlara sormalı
Sayfalar: 1 2
Referans Adresler