23-09-2007, 02:26 PM
...Köylünün biri şehire gelip müftü efendiye oğlundan dert yanmış: “Hocam, hocam! Bizim oğlan bugün beni sopa ile kovaladı. Çok canımı yaktı. Sopa ile her tarafımı dürterek kanlar içinde bıraktı. Senin anlıyacağın oğlum beni dövdü” demiş.
Müftü Efendi: “Fe Subhânallah! Bir evlâd nasıl babayı döver? Peki sen evlâdına dinini, Allah’ ını, Peygamberini öğretmedin mi?” diye ilave etmiş.
Köylü: “Hocam, köy hali bu. İşten, güçten vakit olmadı din terbiyesi vermeye” demiş.
Müftü Efendi: “Be köylü baba ne diye ağlar, sızlarsın, ne diye oğlanın kusuruna bakarsın! O seni öküz sanmış, çift sürerken öküzleri dürttüğü gibi, seni de öylece dürtmüştür!...” demiş ve ilâve etmiş:
“Dinini bilmeyen evlâd, ana-babaya hürmetin nasıl ve ne şekilde olacağını nereden bilsin be köylü baba.”...
Kaynak: Ana-Baba Haklarının Fazîleti Komşu ve Evlât Hakları, Hatat Hafız Yusuf Tavaslı (Emekli İmam-Hatib)