17-11-2007, 02:21 PM
Çözüm İslam kardeşliğindedir.
Lozanda Türkiyenin resmi tezi "Türkiyede Müslüman azınlık yoktur, sadece Gayr-i Müslim azınlık vardır" tezidir. Bu farklı kavimleri Müslüman olduğu için tek millet sayma tavrıdır. Sonra bu hassasiyet korunamamıştır. Türk vurgusunu öne çıkaran yöneticiler, milliciliğe ve laikliğe öncelik vermişlerdir. Toplumu tasarlama, inkılâplar ve hukukun hazırlanmasında İslam arka plana itilmiştir. Müslümanlık ortak paydası zayıflatılmıştır. Türkiyede İslamın rolünü azaltma projeleri, Türklerle Kürtlerin arasındaki harcın azalmasına sebep olmuştur. Kardeşlik zayıflamıştır.
Yiğit düştüğü yerden kalkar. Şimdi yeniden, yeni bir dil kullanmanın zamanıdır. Devlet adamlarımızın, aydınlarımızın, askerlerimizin, siyasilerimizin dili, Anadolu kültürünün, kardeşliğin dili olmalıdır. Bu dil Malazgirtten günümüze bizi bir arada tutan dil olmalıdır. Bu dil İslamın dilidir. İslam, Türk milliyetçiliğini de, Kürt milliyetçiliğini de reddeder. İslam, inanç kardeşliğini esas alır. İslam aynı inancı paylaşanları bir millet sayar. O da İslam milletidir. İslam kardeşliğine muhtacız. 600 yıl Osmanlıda çeşitli milletleri kardeşçe bir arada tutan anlayışa muhtacız. Türkiyede bu meseleye kafa yoran ve sorumluluk taşıyan herkesin bir araya gelip bir kardeşlik manifestosu hazırlaması gerekiyor. Bugünlerde kardeşlik vurgusu bile geri tepiyor. Ama bizim inatla ve ısrarla kardeşliğe vurgu yapmamız gerekiyor. "Türk-Kürt kardeştir, ayrı duran kalleştir" diye slogan atıp, yenidünya düzeni mimarlarını, emperyalist güçleri, çatlatmamız gerekiyor. İslam bu milletin çimentosudur. Danimarkada, Peygamber Efendimiz´e (sav), hakaret içeren karikatürler yayımlandığında, Diyarbakırda Hz.Muhammede Sevgi mitingi düzenlenmişti. Bu mitinge Diyarbakır tarihinde görülmemiş bir kalabalık katılmıştı. Hz. Muhammed sevgisi hariç bu kadar kalabalığı başka hiçbir ideoloji, hiçbir parti, hiçbir örgüt bir araya getiremez. O mitingi televizyondan izleyen bir arkadaş bana şunları söylemişti. "Dikkat ettim, miting alanında hiç polis görmedim. Oysa o bölgede yapılan her etkinlikte polisler katılanlardan daha çok oluyordu. Buna rağmen hiçbir olay çıkmadı." Türk-Kürt kardeşliği ortak paydasını bundan daha güzel anlatabilecek başka bir örnek var mıdır? Şimdi Rabbimizin ayetlerini hatırlamanın tam zamanıdır.
Rabbimiz buyuruyor:
"Allahın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allahın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz Onun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i İmran Suresi / 103)"
Peygamberimiz, Efendimiz´in (sav) bir hutbesiyle :
"Ey İnsanlar, Allah sizi cahiliye düşüncesinden ve ataları ile övünme duygusundan kurtarmıştır! Allah katında iki tür insan vardır: Dinine bağlı, cömert ve asil ruhlu kişilerle, Allahın beğenmediği, dinsiz, düşük karakterli sefil kimseler. Hepiniz Âdemden geliyorsunuz. Âdem ise topraktan yaratılmıştır. O halde insanlar, ırkları ile böbürlenmekten vazgeçsinler! Yoksa Allah katında pislik böceklerinden daha tiksindirici bir duruma düşerler! Soyunuzla gururlanmanız size şeref kazandırmaz. Hepiniz Âdemin çocuklarısınız. Soyunuzla ve atalarınızla övünmeniz, Rabbinizin buyruklarını çiğnemek demektir. Allah katında imanının güçlülüğü ve dinine bağlılığından başka kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur."
Lozanda Türkiyenin resmi tezi "Türkiyede Müslüman azınlık yoktur, sadece Gayr-i Müslim azınlık vardır" tezidir. Bu farklı kavimleri Müslüman olduğu için tek millet sayma tavrıdır. Sonra bu hassasiyet korunamamıştır. Türk vurgusunu öne çıkaran yöneticiler, milliciliğe ve laikliğe öncelik vermişlerdir. Toplumu tasarlama, inkılâplar ve hukukun hazırlanmasında İslam arka plana itilmiştir. Müslümanlık ortak paydası zayıflatılmıştır. Türkiyede İslamın rolünü azaltma projeleri, Türklerle Kürtlerin arasındaki harcın azalmasına sebep olmuştur. Kardeşlik zayıflamıştır.
Yiğit düştüğü yerden kalkar. Şimdi yeniden, yeni bir dil kullanmanın zamanıdır. Devlet adamlarımızın, aydınlarımızın, askerlerimizin, siyasilerimizin dili, Anadolu kültürünün, kardeşliğin dili olmalıdır. Bu dil Malazgirtten günümüze bizi bir arada tutan dil olmalıdır. Bu dil İslamın dilidir. İslam, Türk milliyetçiliğini de, Kürt milliyetçiliğini de reddeder. İslam, inanç kardeşliğini esas alır. İslam aynı inancı paylaşanları bir millet sayar. O da İslam milletidir. İslam kardeşliğine muhtacız. 600 yıl Osmanlıda çeşitli milletleri kardeşçe bir arada tutan anlayışa muhtacız. Türkiyede bu meseleye kafa yoran ve sorumluluk taşıyan herkesin bir araya gelip bir kardeşlik manifestosu hazırlaması gerekiyor. Bugünlerde kardeşlik vurgusu bile geri tepiyor. Ama bizim inatla ve ısrarla kardeşliğe vurgu yapmamız gerekiyor. "Türk-Kürt kardeştir, ayrı duran kalleştir" diye slogan atıp, yenidünya düzeni mimarlarını, emperyalist güçleri, çatlatmamız gerekiyor. İslam bu milletin çimentosudur. Danimarkada, Peygamber Efendimiz´e (sav), hakaret içeren karikatürler yayımlandığında, Diyarbakırda Hz.Muhammede Sevgi mitingi düzenlenmişti. Bu mitinge Diyarbakır tarihinde görülmemiş bir kalabalık katılmıştı. Hz. Muhammed sevgisi hariç bu kadar kalabalığı başka hiçbir ideoloji, hiçbir parti, hiçbir örgüt bir araya getiremez. O mitingi televizyondan izleyen bir arkadaş bana şunları söylemişti. "Dikkat ettim, miting alanında hiç polis görmedim. Oysa o bölgede yapılan her etkinlikte polisler katılanlardan daha çok oluyordu. Buna rağmen hiçbir olay çıkmadı." Türk-Kürt kardeşliği ortak paydasını bundan daha güzel anlatabilecek başka bir örnek var mıdır? Şimdi Rabbimizin ayetlerini hatırlamanın tam zamanıdır.
Rabbimiz buyuruyor:
"Allahın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allahın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz Onun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i İmran Suresi / 103)"
Peygamberimiz, Efendimiz´in (sav) bir hutbesiyle :
"Ey İnsanlar, Allah sizi cahiliye düşüncesinden ve ataları ile övünme duygusundan kurtarmıştır! Allah katında iki tür insan vardır: Dinine bağlı, cömert ve asil ruhlu kişilerle, Allahın beğenmediği, dinsiz, düşük karakterli sefil kimseler. Hepiniz Âdemden geliyorsunuz. Âdem ise topraktan yaratılmıştır. O halde insanlar, ırkları ile böbürlenmekten vazgeçsinler! Yoksa Allah katında pislik böceklerinden daha tiksindirici bir duruma düşerler! Soyunuzla gururlanmanız size şeref kazandırmaz. Hepiniz Âdemin çocuklarısınız. Soyunuzla ve atalarınızla övünmeniz, Rabbinizin buyruklarını çiğnemek demektir. Allah katında imanının güçlülüğü ve dinine bağlılığından başka kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur."