(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: Tevazu
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın


Kişi kibirlenince, iki melek , "Ya Rabbi bunu alçalt" derler. Tevazu ederse , "Ya Rab bunu yükselt! derler"

hadis-i şerif (beyhaki)


Bir hikaye


Ahmed Rufai Hazretleri , bir gün talebelerine "içinizde kim bende bir ayıp görüyosa bildirsin" dedi. Müritlerinden biri : Efendim , sizde büyük bir ayıp var"diye cevap verdi.Ayıbını talabesine soracak kadar kendini aşmış bu mütevazi insan hiç kızmadı,talebesi böyle söylüyor diyeüzülmedi, belkide sadece ayıbından kurtulabilmek ümidiyle sordu:
"söyle kardeşim o ayıbım nedir?"
talebe gözleri dolu dolu: "bizim gibilerin size talebe olması" dedi.
Bu söz gönüllere cok tesir etmiş, sohbette bulunan herkes ağlamaya başlamıştı. Ahmed Rufai Hazretleride ağlıyordu. Bir ara sadece; "Ben sizin hizmetcinizim, ben hepinizden aşağıyım " diyebildi.
Rahman razı olsun..

Üzlülerek söylemek gerekirse inanan inanmayan günümüz insanı gösterişe kibire kendisini son derece kaptırmış durumda.. Allah muhafaza etsin bir benlik davası almış başını gidiyor insanımızda..Sad

Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
Kibir, hakka, razı olmamak ve insanları küçük görmektir. [Müslim]

ALLAHü teâlâ buyurdu ki: Kibriya ve azamet bana mahsustur. Bu ikisinde bana ortak olanı hiç acımadan Cehenneme atarım. [Müslim]

Fudayl bin Iyad hazretleri buyuruyorki
"Tevazu, ister cahilden, ister çocuktan duyulsa da hakkı tereddütsüz kabul etmektir" buyuruyor. Kabul edemeyen kibirlidir. Kibirli, kendini başkasından üstün görmekle, kalbi rahat eder. Burada başkasını düşünmez. Kendini ve ibadetlerini beğenir. Kibir; kötü huydur,haramdır. ALLAHü teâlâyı
unutmanın alametidir. Çok kimse, bu kötü hastalığa yakalanmıştır. Kibirli olan, salih insan olamaz

ALÇAK İNSANIN GÖNLÜ YÜKSEKTE OLUR...
Kibir ile geldin tevazu ile gidiyorsun
Hindistan Sultanı Mahmut Gaznevi, Delhi de, orduları ile giderken, bacası tüten bir kulübe görür, içeriye girer, bakar ki Ebul Hasen Harkani hazretleri, kitapları ve talebeleri ile ilgilenir, Sultana ilgi göstermez. Sultan ise, bu duruma çok öfkelenir; fakat belli etmeden der ki:
- Hoca
- Ne var?
- Hocan Bayezid-i Bistami nasıl birisi idi?

Ebul Hasen Harkani hazretleri, hocasının adını duyunca der ki:
- Hocam öyle bir zat idi ki, müslüman olmayan bir kimse yüzüne baksa, iman ile şereflenirdi.

- Bu ne biçim söz Peygamber efendimizi Ebu Cehil ve diğer müşrikler gördü, imana gelmedi, senin hocan Peygamberimizden daha mı büyük ki yüzüne bakan imana geliyor?
Ebul Hasen Harkani hazretleri şu cevabı verir:

- Ebu Cehil ve diğer müşrikler, Peygamberimizi Abdul Muttalibin yetimi olarak gördüler, Peygamber olarak göremediler. Hocam Bayezid-i Bistami hazretlerinin yüzüne, bir ateist veya Yahudi bu Bayezid-i Bistami hazretleridir diye baksa iman ile şereflenir.

Sultanın hoşuna gider ve memnun olarak ayrılır. Ebul Hasen Harkani hazretleri Sultanı dışarıya kadar uğurlar. Sultan şaşırıp der ki:
- Seni anlayamadım, geldiğimde yüzüme bile bakmadın; şimdi ise dışarıya kadar uğurluyorsun. Sebebi ne ki?
- Gelirken kibirle içeri girdin, giderken tevazu ile gidiyorsun, şimdi güzelleştin
Referans Adresler