03-05-2009, 07:06 PM
Ölüm vakti gelip de karşısında Azrail'i gören Hz. İbrahim nazlanır: "Ey Azrail" der, "Hiç dost dostunu öldürür mü?" Azrail,çaresiz Rahman'ın huzuruna döner,medet ister...Alemlerin Rabbi: "Git ona ve sor bakalım" der, "Hiç dost dosta kavuşmaktan kaçınır mı?" Azrail'den bu nefes kesici soru/cevabı alan İbrahim mest olmuştur: "Ey Azrail!Elini çabuk tut...Dostu dostuna bir an evvel kavuştur."
Sonra, "Birde müminlerin ruhunu alırken, onlara nasıl görünüyorsun?" diye sorar. Azrail, bu kez de o haliyle görünür...Hz. İbrahim gördüğü şeyin güzelliği karşısında mest olur ve der: "Ey Azrail! Mü'min ve salih bir insan, hayatı boyunca yaptıklarına ödül olarak sadece bu güzelliği yaşamış olsa bile bu ona yeter!" Halbuki daha kabirde yaşayacakları vardır...Cennet vardır...Cennette Rabbinin Cemal'i vardır...
****************
Bir gün Hz. İbrahim merak edip, Azrail'e sorar: "Ey Azrail,kötülerin ruhunu alırken onlara nasıl görünürsün?" Azrail bunu kendisinden istememesini, buna dayanamayacağını söylese de Hz. İbrahim ısrarlıdır. "Öyleyse arkanı dön" der, Azrail...Ve tekrar döndüğünde gördüğü o korkunç şey karşısında Hz. İbrahim, bayılır. Kendine gelince de der ki: "Ey Azrail, inkarcı, yaptığı bütün kötülüklere ceza olarak, sadece senin şu halini görmüş olsa bile bu ona yeter!" Halbuki daha ruhun alınması vardır, kabirde görecekleri vardır...Mahşer vardır...Ve cehennem vardır...Sonra, "Birde müminlerin ruhunu alırken, onlara nasıl görünüyorsun?" diye sorar. Azrail, bu kez de o haliyle görünür...Hz. İbrahim gördüğü şeyin güzelliği karşısında mest olur ve der: "Ey Azrail! Mü'min ve salih bir insan, hayatı boyunca yaptıklarına ödül olarak sadece bu güzelliği yaşamış olsa bile bu ona yeter!" Halbuki daha kabirde yaşayacakları vardır...Cennet vardır...Cennette Rabbinin Cemal'i vardır...