(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: Avrupa ve Medeniyet
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
400 sene islam medeniyetinden aldığı feyz ile, bir hazırlık devresi geçiren Avrupa, nihayet 16. asırda Rönesans'a girdi.
Büyük coğrafya keşiflerinin yapılması, Hindistan ve Amerikanın keşfi, cihan yollarının değişmesi, garp alemini zenginleştirmiş, fakat şark-ı fakir düşürmüştü. Fakirleşen şark alemi, zenginleşen garp alemi ile mücadelede bulunacaktır.Ticaret yollarının, Atlas okyanusuna geçmesi ile, batı avrupa limanları, büyük bir ehemmiyet kazandı.Avrupaya, oluklar gibi altın akmaya başladı.
İtalyada başlayan Rönesans, evvela Fransa, ve Almanya sonra avrupanın diğer devletlerine yayıldı. Büyük yazarlar yetişti. Avrupa, 1500 sene sonra nihayet bir kopernik (Bilgin) yetiştirebilmişti.
Rönesans fikir sahasında kendini gösterince, din sahasında da, Luter, Kalven gibi din adamları ile devletler ve münevverler, Papaya karşı cephe aldılar. Din sahasında yazılan yazılar matbaa sayesinde yayıldı. Tevrat, incil, Zebur gibi kitaplar, her milletin diline çevrildi. Böylece papaların sahtekarlığı meydana çıktı ve papaların incillerden ayrıldıkları görüldü. Böylece münevverler ile kilisenin arası açıldı.
Garp'te ilim adamları ile din adamları amansızca çarpıştılar. Fransız ihtilali ile, ilim adamları kazanınca, dinsizlik yayıldı ve hiristiyanlık dini son darbeyi yemişti.
Bu uzun mücadeleler sonunda, nihayet din ve vicdan hürriyeti (İnsan ve vatandaş hakları beyannamesi) nin 10. maddesinde yer aldı.
İşte , laikliğin yani din hürriyetinin, Avrupadaki tarihi tekamülü budur.
Sonuç olarak, Avrupadaki laiklik, Hiristiyanlık dininin medeniyete elverişli olmadığı için konulmuştur. Ama İslam devletlerindeki laikliğin ne amaçla ve sebeple konulduğu ve ne dereceye kadar kabul edileceğini, en ince teferruatına kadar incelemek gerektiği bir zaruridir.
(20-03-2009 08:01 PM)YuNuS EmrE Yazılan: [ -> ]Sonuç olarak, Avrupadaki laiklik, Hiristiyanlık dininin medeniyete elverişli olmadığı için konulmuştur. Ama İslam devletlerindeki laikliğin ne amaçla ve sebeple konulduğu ve ne dereceye kadar kabul edileceğini, en ince teferruatına kadar incelemek gerektiği bir zaruridir.

Olayın bu kısmı değilmi bizim gardımızı düşüren ve bizleri avrupaya israile maşa yaptıran.
Asıl olan laiklik değil laiklik anlayışını bizelere aşılayan hain dönmelerdir.
Fark edemediğimiz bir başka farkta bu.
Sanıyorlarki ergenekon bitiyor ama bilmiyorlar ki ergenekon kamburunu atıyor.Hepsi birbirleriyle bağlantılı.
Selam ve dua ile
Referans Adresler