(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: Filistin’de Düğün Var Anne. Ama Ben Gidemiyorum…
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
Filistin’de Düğün Var Anne. Ama Ben Gidemiyorum…

Filistin’de düğün var anne…
Firdevs, kapılarını ardına kadar açmış
konuklarını ağırlıyor…
Yahudi namlusundan çıkan her bir kurşun
düğün davetiyesi olarak düşüyor göğüslere…
Filistin’de toplu düğün var anne…
Varsayın ki yanınızdayım demekle olmuyor biliyorum…
Nisa-75’i hatırlatma n’olur!
Mazeretlerim var…
Ben kadın değilim… Yaşlı da değilim…
Çocukluğu terk edeli yıllar oldu…
Dedim ya mazeretlerim var…
,,,
Seninle büyütmediler Filistinlim…
Seni sevmek neyi gerektirir?
Anlatmadılar…
Uzaktan sevmekle olmuyor…
Dualarım sizinle demek de olmuyor…
,,,
Firdevs düğünleri kanlı olur biliyorum,
Barut kokularıyla uğurlanır gelin ve damat adayları…
Orda olmak lazımdı, farkındayım…
Dedim ya mazeretlerim var…
,,,
Evladını firdevse uğurlayan bir anne neden ağlar?
Annen bana ağlar Filistinlim, bana ağlar…
Varlığım acı verir annene…
Annen sensiz kalırken, ülkemin yazarları
öfkelerini makalelere kusacaklar…
Kahrolsun diyecekler yahudilere…
Oysaki ‘kahrolsun! Kurşunu’ ne öldürür ne de yaralar…
Ümmetin gazını almaktan öteye geçmeyeceğini de biliyorum…
,,,
Memleketinden yükselen her bir çığlık
Nisa–75 olarak düşer memleketime…
Ne ben farkındayım ne de hocalarım farkındalar…
Sen firdevs’in nüfusuna artı bir olarak düşerken
ben burada sırasını bekleyenlerden olur muyum acaba?
Bir gözüm Ahzap–23 de, diğer gözüm Nisa–74 de…
,,,
Seni sevmek neyi gerektirir?
Bunu bana anlatmadılar Filistinlim…
Klavye… Kalem… Yürüyüşler melhem olmuyo farkındayım…
Ne zaman ki ‘madde in İsrail’markalı davetiye düşer memleketime
İşte o zaman anlarım acılarını…
,,,
Düğününe katılamadım;
Var say ki tembelim…
Var say ki korkağım…
Var say ki kardeşlik ruhum yerle bir…
Var say ki dünya hayatı aldattı…
Var say ki ölümden korkuyorum…
Var say ki cihadına küçük diyenlerden oldum…
,,,
Var sayma n’olur…
Sen ki ebedi hayatı kazananlardan oldun…
Ben ise ağzı açık bi şekilde firdevsteki hayatını okuyorum…
N’olur gir rüyalarıma ve bana Al-i İmran 170’i oku…
Buna çok ihtiyacım var…
----------------------------------------------------------
Rabbim Filistinli kardeşlerimizin şehadetini kabul etsin ve
kalplerimizdeki ölüm korkusunu çıkartsın. Âmin…
NE MUTLU rablerine tertemiz bir şekilde emanetlerini verenlere...


ey şehit yolun yolumuzdur..

bizide bulur mu birgün kurşun...

Ah şehadett
[Resim: 03jt4.jpg]
Ey gözlerinde yıldızlar kayan çocuk!
Zifiri karanlıklar içinden uzattığın elini göremedik, affet…
Siyah renkli dumanlar, sararken gökyüzünü
Sen de göremedin değil mi
Vurulan kuşlarının,babanla birlikte, nereye uçtuklarını…
Tekerleği kırılmış oyuncak kamyonunun kasasında mı hayallerin?
[Resim: 4.jpg]

Yoksa, sapanındaki taşa mı yükledin geleceğini?
Hangi el söküp çıkarabilir bu saatten sonra,
Ablanın , ciğerine batan acı çığlıklarını…
Hangi diyarlardan esip gelen rayihalar, merhem olur yarana?
Kan kırmızısı yaşamların kıyısında akıp giderken hayatın
Gözlerin düşüyor, dikenli tellerin en dikenli noktasına
Bizim gölgelerimiz ise, titreyen mum alevlerinde tutsak.
[Resim: 7.jpg]

Biz, havai fişekler patlatırken, rengarenk,
Bomba sesleriyle bölünüyor senin uykuların…
Annen gözyaşlarını siliyor örtüsüne
Öldürücü çaresizlik diz boyu.
Ey rüyalarına siyah hüzünler düşen çocuk!
Biz, hevesin binbir rengine müptela hayatlarımızda
Yüreklerimizde binbir arzuyla
Kumlara çiziyoruz tul-u emellerimizi
[Resim: 22.jpg]
Şımarık zengin çocuklarının oynaştığı bu vahşi çağda
Koruyamadık kendimizi, onlar gibi mi olduk?
Kardeşliğimizi yitirdik bir cemre zamanı, çocuk!
Varlığımızı dayanaksız bıraktık.
Tuğlaları düştü tek tek binamızın.
Kalbinde yarası kanayanlar bir bir gittiler uzaklara
[Resim: 30.jpg]

Bizim payımıza ise , çölde tuz yemek düştü.
Mumdan küçük gemilerimiz vardı
Ateş denizinde eriyip gittiler, dualarımız gibi.
Ey baharında eylülü yaşayan çocuk!
Biz Karun saraylarında izlerken olup biteni
Sen dublörsüz oynuyorsun filmin son karesini…
"Seni sevmek neyi gerektirir?
Bunu bana anlatmadılar Filistinlim…
Klavye… Kalem… Yürüyüşler melhem olmuyo farkındayım…
Ne zaman ki ‘madde in İsrail’markalı davetiye düşer memleketime
İşte o zaman anlarım acılarını…
,,,
Düğününe katılamadım;
Var say ki tembelim…
Var say ki korkağım…
Var say ki kardeşlik ruhum yerle bir…
Var say ki dünya hayatı aldattı…
Var say ki ölümden korkuyorum…
Var say ki cihadına küçük diyenlerden oldum…"
Referans Adresler