11-12-2008, 06:37 PM
...
Bir mahşer provasıdır kurban; mahrem hislerimizi bayram bayram dökerek gözlerimizden Arafat’a, Müzdelife’ye, Mina’ya; ve duyulur sesi Kâbe’den, dostlar meclisinden, doludizgin süveydalara ferman olarak:
Lebbeyk!..
Zemzemce çoğalan Lebbeyk!..
Bir İsmail bıçağı bir sabrı keser çocuk boynunda; sonra bir koça sürülür. Bir İbrahim gelir, bir sevgi eser baba koynunda, âhir gökler ayağına serilir. Bir yakınlık olur kurbanın adı, İsmail olur. Bir kez daha kurban olur nefisler; ve bir kez daha ilhâma durur nefesler. Sakıncalı türküler söyleyen çocuklar için akika olur, adak olur, evine döner nihayet iyi niyet.
Ve bir tebessüm olsun sunamadıklarımıza yılda bir pay biçilir sıcak hayattan, ocak tüter, sevinç olur.
Kurban olunacaklarımızı kuru kavgalara kurban etmeden... Arenalarda “Kan!.. Kan!..” çığlıklarıyla cinnete gitmeden... Gelinlik kızlarımızı ve ercesine delikanlılarımızı satanist mabetlerde boğazlamadan... Ve zilhiccemiz muharrem olmadan... Sevgiyle ve şefkatle... Geceyi kuşatan öfkeli yalnızlıkları sevinç bulvarlarında boğarak... Ve helal kazançla... Bir kınalı koç, ya bir akıtmalı gülbahar...
Bu bizim kurbanımız... İsmail olana sabır ve teslimiyet, İbrahim olana azim ve niyet...
Kurban bir yakınlıktır madem, Sen yakınlığını ver bize ey yakınlığına muhtaç olduğumuz...
Bir mahşer provasıdır kurban; mahrem hislerimizi bayram bayram dökerek gözlerimizden Arafat’a, Müzdelife’ye, Mina’ya; ve duyulur sesi Kâbe’den, dostlar meclisinden, doludizgin süveydalara ferman olarak:
Lebbeyk!..
Zemzemce çoğalan Lebbeyk!..
Bir İsmail bıçağı bir sabrı keser çocuk boynunda; sonra bir koça sürülür. Bir İbrahim gelir, bir sevgi eser baba koynunda, âhir gökler ayağına serilir. Bir yakınlık olur kurbanın adı, İsmail olur. Bir kez daha kurban olur nefisler; ve bir kez daha ilhâma durur nefesler. Sakıncalı türküler söyleyen çocuklar için akika olur, adak olur, evine döner nihayet iyi niyet.
Ve bir tebessüm olsun sunamadıklarımıza yılda bir pay biçilir sıcak hayattan, ocak tüter, sevinç olur.
Kurban olunacaklarımızı kuru kavgalara kurban etmeden... Arenalarda “Kan!.. Kan!..” çığlıklarıyla cinnete gitmeden... Gelinlik kızlarımızı ve ercesine delikanlılarımızı satanist mabetlerde boğazlamadan... Ve zilhiccemiz muharrem olmadan... Sevgiyle ve şefkatle... Geceyi kuşatan öfkeli yalnızlıkları sevinç bulvarlarında boğarak... Ve helal kazançla... Bir kınalı koç, ya bir akıtmalı gülbahar...
Bu bizim kurbanımız... İsmail olana sabır ve teslimiyet, İbrahim olana azim ve niyet...
Kurban bir yakınlıktır madem, Sen yakınlığını ver bize ey yakınlığına muhtaç olduğumuz...
İskender Pala