08-10-2007, 11:29 AM
Biri size, “Müslüman bilginlerin matematiğe katkısı nedir “ diye sorsa, belki de verilecek en güzel cevap “sıfır”dır.
Bütün bilimlerin temeli de matematiğe dayandığı için, kısaca, Müslümanların bilim ve teknolojiye katkısı “sıfır”dır diyebiliriz.
Sıfır hiçlik, yokluk demektir. Matematiğe bunu kazandıran Harizmi’dir. Sıfır rakamı ile birlikte kurulan “ondalıklı sayı sistemi” ile sonsuza kadar her sayı kolaylıkla ifade edilebilir hale gelmiştir.
Ne Mezopotamyalılar, ne eski Mısırlılar, ne eski Yunanlılar, ne de Romalılar sıfır rakamını bilirlerdi. Eski Hintliler, sayılar için 9 sembol kullanmışlardır. Ancak, sıfırı bugünkü dört işlemi yapabilecek şekilde ve ondalıklı sistemi kurabilecek şekilde kullanmayı bilmezlerdi.
Bilim tarihçisi Riesler, “sıfır”ı eski Yunanlıların ya da Romalıların bulamamasına hayret ettikten sonra, Müslümanların matematiğe takdim ettikleri “sıfır”ın icadını “insan neslinin en büyük keşiflerinden” saymıştır.
Aslında, sıfırı Müslümanların bulması kadar doğal bir şey yoktur. Çünkü Kur’an-ı Kerim, kıyamete kadar insanoğlunun karşılaşabileceği her türlü soruna çözüm takdim eden bir gerçekler kitabıdır. İşleri kolaylaştırıcı bir öğüt kitabıdır. Bilim üzerine açıklanan ve kendisinde hiçbir tezat olmayan bir kitaptır. Onun kelimelerini değiştirebilecek de yoktur. Dolayısıyla, böyle bir kitabın eğittiği bir bilim adamının, ölüm hariç, çözemeyeceği hiçbir problem yoktur.
Sıfır ile birlikte ondalıklı sistemin Müslüman bilginler tarafından kurulduğunu hep söyleriz. Ancak, günümüzü aydınlatması açısından bir şeyi daha söylememiz gerekiyor. O da, “0” ile “1” arasındaki ilişkilerden doğan “ikili sayı sistemi”dir.
Cenab-ı Allah birdir. Ondan önce ve O’ndan sonra hiçbirşey yoktur. Her şey yok olacak, sadece O’nun zatı baki kalacaktır... Kitabın bu ifadelerinden ilham alan Müslüman bilginler, her şeyi bu iki sayı (varlık ve yokluk) ile ifade edebilecek bir sistem daha geliştirmişlerdir.
Ondalıklı sayı sisteminde sıfır dahil 10 rakam kullanılarak, bugün kullandığımız sayıların tamamı ifade edilmektedir. İkili sayı sisteminde ise sadece “0” ve “1” kullanılarak her türlü sayı ifade edilebilmektedir. Günlük hayatta kullanımı pratik olmadığı için, pek de dikkat edilmeyen bir sistemdir.
Ancak, şu anda hemen hemen her sahaya girmiş olan bilgisayar ya da mikrochiplerin çalışma mekanizmasının ikili sayı sistemine dayandığını söylersek, sanırım bakış açınız bir anda değişecektir.
Evet, “1” devre açık yani akım geçiyor, “0” ise devre kapalı yani akım geçmiyor demektir. Milyarlarca devreden oluşan bilgisayarların mikroişlemcileri işte bu ikili sayı sistemine göre çalışmaktadır.
Kısacası, bugün kullandığımız her türlü elektronik ve bilgisayarların çalışma temeli de, Harizmi’nin takdim ettiği “sıfır”a dayanır. Müslüman bilginlerin çalışmalarına dayanır.
Doç.Dr. Mete GÜNDOĞAN
Bütün bilimlerin temeli de matematiğe dayandığı için, kısaca, Müslümanların bilim ve teknolojiye katkısı “sıfır”dır diyebiliriz.
Sıfır hiçlik, yokluk demektir. Matematiğe bunu kazandıran Harizmi’dir. Sıfır rakamı ile birlikte kurulan “ondalıklı sayı sistemi” ile sonsuza kadar her sayı kolaylıkla ifade edilebilir hale gelmiştir.
Ne Mezopotamyalılar, ne eski Mısırlılar, ne eski Yunanlılar, ne de Romalılar sıfır rakamını bilirlerdi. Eski Hintliler, sayılar için 9 sembol kullanmışlardır. Ancak, sıfırı bugünkü dört işlemi yapabilecek şekilde ve ondalıklı sistemi kurabilecek şekilde kullanmayı bilmezlerdi.
Bilim tarihçisi Riesler, “sıfır”ı eski Yunanlıların ya da Romalıların bulamamasına hayret ettikten sonra, Müslümanların matematiğe takdim ettikleri “sıfır”ın icadını “insan neslinin en büyük keşiflerinden” saymıştır.
Aslında, sıfırı Müslümanların bulması kadar doğal bir şey yoktur. Çünkü Kur’an-ı Kerim, kıyamete kadar insanoğlunun karşılaşabileceği her türlü soruna çözüm takdim eden bir gerçekler kitabıdır. İşleri kolaylaştırıcı bir öğüt kitabıdır. Bilim üzerine açıklanan ve kendisinde hiçbir tezat olmayan bir kitaptır. Onun kelimelerini değiştirebilecek de yoktur. Dolayısıyla, böyle bir kitabın eğittiği bir bilim adamının, ölüm hariç, çözemeyeceği hiçbir problem yoktur.
Sıfır ile birlikte ondalıklı sistemin Müslüman bilginler tarafından kurulduğunu hep söyleriz. Ancak, günümüzü aydınlatması açısından bir şeyi daha söylememiz gerekiyor. O da, “0” ile “1” arasındaki ilişkilerden doğan “ikili sayı sistemi”dir.
Cenab-ı Allah birdir. Ondan önce ve O’ndan sonra hiçbirşey yoktur. Her şey yok olacak, sadece O’nun zatı baki kalacaktır... Kitabın bu ifadelerinden ilham alan Müslüman bilginler, her şeyi bu iki sayı (varlık ve yokluk) ile ifade edebilecek bir sistem daha geliştirmişlerdir.
Ondalıklı sayı sisteminde sıfır dahil 10 rakam kullanılarak, bugün kullandığımız sayıların tamamı ifade edilmektedir. İkili sayı sisteminde ise sadece “0” ve “1” kullanılarak her türlü sayı ifade edilebilmektedir. Günlük hayatta kullanımı pratik olmadığı için, pek de dikkat edilmeyen bir sistemdir.
Ancak, şu anda hemen hemen her sahaya girmiş olan bilgisayar ya da mikrochiplerin çalışma mekanizmasının ikili sayı sistemine dayandığını söylersek, sanırım bakış açınız bir anda değişecektir.
Evet, “1” devre açık yani akım geçiyor, “0” ise devre kapalı yani akım geçmiyor demektir. Milyarlarca devreden oluşan bilgisayarların mikroişlemcileri işte bu ikili sayı sistemine göre çalışmaktadır.
Kısacası, bugün kullandığımız her türlü elektronik ve bilgisayarların çalışma temeli de, Harizmi’nin takdim ettiği “sıfır”a dayanır. Müslüman bilginlerin çalışmalarına dayanır.
Doç.Dr. Mete GÜNDOĞAN