(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: İptal kararı ile başörtüsü arasında bağ kurmak imkansızdır
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
İptal kararı ile başörtüsü arasında bağ kurmak imkansızdır

Anayasa Mahkemesi’nin son kararı Türkiye’de uzun yıllar tartışılacak yeni bir dönemi başlatacak nitelikte. Öncelikle belirtmek lazım ki, Meclis şu değişiklikleri, MHP desteğinde 411 milletvekilinin oyuyla yapmıştı:

Yapılan değişiklikle Anayasa’nın 10. maddesi şu şekilde düzenlenmişti: “Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.”

Anayasa’nın 42. maddesine ise şu fıkra eklenmişti: “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir.”

Bir ön mütalaa şeklinde değerlendirmek gerekirse, şu hususların altını özellikle çizmek gerek:

1. Bu değişikliklere “türban düzenlemesi” demek yanlıştır. Bu şekilde bir takdimi, AKP, zorlama yorumlarla yapmış ve kamuoyunu yanıltmıştır. Halbuki birçok hukukçu bunun çözüm olmadığını defaatle söylemiştir. Zaten uygulama rektörlerin yorumuna bırakılmıştı! Düzenleme sadece yükseköğretimi ilgilendiriyordu!!!

2. Şimdi, yukarıdaki değişiklikler iptal edildi. Bunu “türban yasaklandı” diye takdim etmek çok yanlıştır. Başörtüsü takanlara psikolojik baskı yapmaktır. Şu andaki durum, 9 Şubat 2008’den önceki durumdur. Şu anda başörtüsünü yasaklayan resmi hiçbir kanun yoktur.

3. Biz bu maddenin sorunu çözmeyeceğini defaatle bildirdik. Sorun, Anayasanın 24. Maddesine yapılacak bir ek ile çözülebilirdi ancak. Çünkü 24. madde, din ve vicdan hürriyetini tanzim eder. Bu maddeye ilave edilecek şu cümle ile mesele hallolurdu; “Kimse dini inancından ve inancına uygun kılık ve kıyafetinden dolayı Anayasa’da belirtilen açıkça haller dışında (ki mevcut 15. madde din ve inanç özgürlüğünü bu hallerin tamamen dışında tutmuştur) hiçbir temel haktan mahrum edilemez”.

4. Tabi bu da başka bir AKP beceriksizliği ya da kandırmaca klasiği! İşe, ta baştan sivil ve demokratik bir Anayasa yapmak ile başlayacaklarına, ne olduğu anlaşılamayan madde değişiklikleri ile Anayasa Mahkemesinin iptaline zemin hazırlayarak başlanılmıştır. Türban düzenlemesi diyerek yanlış takdim ile de başörtülülere o zaman şirin görünmeyi amaçlamışlar, şimdi de baskı oluşturulmasına fırsat vermişlerdir.

5. Çözüm, Millî Görüş iktidarına kalmıştır. Yahu bunların 411 milletvekili ile yapamadıklarını siz nasıl yapacaksınız diyenlere sırrımızı açıklayayım: 48 milletvekili ile Kıbrıs’ın fethedilmesinin, 24 milletvekili ile bir dışişleri bakanının gensoru ile düşürülmesinin sırrını iyi düşünün. Bu sır, Millî Görüş gömleğinin içinde gizlidir.

Meselenin daha iyi anlaşılması için Anayasa’nın 24’üncü maddesini tekrarlamakta fayda var.


Anayasa’nın 24. Maddesi;

VI. Din ve vicdan hürriyeti

MADDE 24. – Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.

14’üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.

Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.

Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

Doç. Dr. Mete Gündoğan


Haksızlığı hak kabul edenlere ve iddia edenlere karşı, hakkı anlatmak; bir nevi hakka haksızlıktır.
Bediüzzaman Said Nursi r.a.
Çözüm, Millî Görüş iktidarına kalmıştır. Yahu bunların 411 milletvekili ile yapamadıklarını siz nasıl yapacaksınız diyenlere sırrımızı açıklayayım: 48 milletvekili ile Kıbrıs’ın fethedilmesinin, 24 milletvekili ile bir dışişleri bakanının gensoru ile düşürülmesinin sırrını iyi düşünün. Bu sır, Millî Görüş gömleğinin içinde gizlidir.
Referans Adresler