03-10-2007, 02:19 AM
Şırnak’ın kömür çocukları
Şırnak’ın ‘kara elmas’ı kömür, binlerce kişinin geçim kapısı. Ekmeğini bu kara taştan çıkaran çocuklar ise bambaşka bir dünyaya götürüyor bizi… Onların hikâyesi, alın terinin kutsallığını haykırıyor…
Sakatlanmayı, yaralanmayı bile göze alıyor küçük Ferhat, dimdik yamaçta oradan oraya koşuştururken… Tek amacı, yukarıdan dökülen taşların içinde en kara olanlarını yakalayıp torbasına doldurmak. Daha önce birçok defa ayağı, dizi parçalanmış. Şimdi de aynısı olabilirdi. Ama bu kez kazasız belasız torbasını doldurup yamaçtan aşağıya iniyor düşe kalka. O mu torbayı sırtlamış yoksa torba mı onu, beli olmuyor ilk bakışta. Yaklaşınca her şey daha da belirginleşiyor. Torba kadar Ferhat da siyaha boyanmış. Kararmış yüzünde parlayan beyaz dişleri, onun bugün çok mutlu olduğunu anlatmaya yetiyor: “Çok şükür iyi topladım, hem de en iyilerinden. Harçlık tamam. Annem ve kardeşlerim buna sevinecekler. Erkenden de eve gidebileceğim. Akşam biraz daha toplasam yeter.”
11 yaşındaki Ferhat, Şırnaklı yoksul bir ailenin sekiz çocuğundan biri. Okuldan kalan zamanını hafriyat dedikleri kömür ocaklarında geçiriyor. Ocakta çalışmıyor, sadece ayıklanmış kömür atıkları arasından bir siyah parça bulmak için burada. Günde en fazla 20 YTL kazanabiliyor topladığı atıklardan.
Sürekli askerî operasyon ve terör olaylarıyla gündeme gelen Şırnak’ta toprağın altı kömür kaynıyor. Bunu pek çok insan bilmese de Şırnaklılar için kömür, ‘kara elmas’ gibi bulunmaz bir nimet. İrili ufaklı yüzlerce kömür ocağı var şehirde. Şırnak Belediyesi bile bu sayının ne kadar olduğunu bilmiyor. Binlerce aile, geçimini bu ocaklardan sağlıyor. Onlarca metre yerin altından kömür çıkaranlar bir yana, yer üstündeki ‘atık tepeciklerinde’ ekmek parası çıkaranlar da az değil. Genç, yaşlı herkesi atıklar arasında kömür toplarken görebilirsiniz; ama en çok da çocukları... Tıpkı Ferhat gibi. Tozların arasında en güzel ve iri kömür parçasını yakalayan, her zaman en şanslı kişi oluyor.
Şırnak’ın ‘kara elmas’ı kömür, binlerce kişinin geçim kapısı. Ekmeğini bu kara taştan çıkaran çocuklar ise bambaşka bir dünyaya götürüyor bizi… Onların hikâyesi, alın terinin kutsallığını haykırıyor…
Sakatlanmayı, yaralanmayı bile göze alıyor küçük Ferhat, dimdik yamaçta oradan oraya koşuştururken… Tek amacı, yukarıdan dökülen taşların içinde en kara olanlarını yakalayıp torbasına doldurmak. Daha önce birçok defa ayağı, dizi parçalanmış. Şimdi de aynısı olabilirdi. Ama bu kez kazasız belasız torbasını doldurup yamaçtan aşağıya iniyor düşe kalka. O mu torbayı sırtlamış yoksa torba mı onu, beli olmuyor ilk bakışta. Yaklaşınca her şey daha da belirginleşiyor. Torba kadar Ferhat da siyaha boyanmış. Kararmış yüzünde parlayan beyaz dişleri, onun bugün çok mutlu olduğunu anlatmaya yetiyor: “Çok şükür iyi topladım, hem de en iyilerinden. Harçlık tamam. Annem ve kardeşlerim buna sevinecekler. Erkenden de eve gidebileceğim. Akşam biraz daha toplasam yeter.”
11 yaşındaki Ferhat, Şırnaklı yoksul bir ailenin sekiz çocuğundan biri. Okuldan kalan zamanını hafriyat dedikleri kömür ocaklarında geçiriyor. Ocakta çalışmıyor, sadece ayıklanmış kömür atıkları arasından bir siyah parça bulmak için burada. Günde en fazla 20 YTL kazanabiliyor topladığı atıklardan.
Sürekli askerî operasyon ve terör olaylarıyla gündeme gelen Şırnak’ta toprağın altı kömür kaynıyor. Bunu pek çok insan bilmese de Şırnaklılar için kömür, ‘kara elmas’ gibi bulunmaz bir nimet. İrili ufaklı yüzlerce kömür ocağı var şehirde. Şırnak Belediyesi bile bu sayının ne kadar olduğunu bilmiyor. Binlerce aile, geçimini bu ocaklardan sağlıyor. Onlarca metre yerin altından kömür çıkaranlar bir yana, yer üstündeki ‘atık tepeciklerinde’ ekmek parası çıkaranlar da az değil. Genç, yaşlı herkesi atıklar arasında kömür toplarken görebilirsiniz; ama en çok da çocukları... Tıpkı Ferhat gibi. Tozların arasında en güzel ve iri kömür parçasını yakalayan, her zaman en şanslı kişi oluyor.