(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: Sermaye çocuklar !!!
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
Sermaye çocuklar



Gül, henüz on iki yaşında, annesini babasını hiç tanıyamamış. Kendisi gibi sekiz tane çocukla birlikte adını bile bilmediği birinin yanında kalıyor. Bugün Gül için diğer günlerden çok da farklı değil.


--------------------------------------------------------------------------------

Her zamanki gibi sabahın altısında, diğer çocuklarla birlikte “işyerine” gitmek için hazırlanıyor. Henüz uykusunu alamamış olmanın verdiği mahmurlukla kahvaltısı olan kuru ekmeği yavaş yavaş yiyerek işyerine doğru patronu ve “kader arkadaşlarım” diye tanımladığı çocuklarla birlikte yol alıyor. Beyazıt’a geldiğinde ise arabadan iniyor ve iş gününe başlıyor. Bulunduğu alan ona yabancı değil, çünkü kendini bildiğinden beri aynı yerde “çalışıyor”. Bütün amacı bugün kendinden beklenen parayı toplayabilmek. Yani, dilenmek... Keza akşam üstü dayak yemek var, hasılat iyi olmazsa. Hemen insan kalabalıklarının içine dalıyor. Yüzündeki çocuk masumluğuyla birlikte insanlara el açıp yalvarıyor. Koparabildiği, kâr onun için. Kimileri başını okşayıp bir miktar para verirken, kimi görmezlikten geliyor, kimi de tersliyor. Bütün bunlar onun için önemli değil; ne de olsa yıllardır kanıksamıştı bütün bunları. Dedik ya onun tüm çabası kendinden istenilen parayı toplayabilmek. Gül, meydanda günboyu dilendi. Hava yavaş yavaş kararıyordu. Gül’ün de cılız vücûdu yorulmuştu artık. Tüm istediği kaldığı barakaya gidip sabahtan beri aç olan karnını kuru ekmekle doyurabilmek ve eski battaniyesini üzerine alarak kendisine yatak yaptığı taşın üzerine kıvrılmak. İşte vakit gelmişti kendisini almaya gelen arabanın içine tıpkı diğer çocuklar gibi o da bindi ve pis barakanın yolunu tuttular. Hasılatını teslim edip payına düşen ekmeği aldı, yedi ve taştan yatağına kıvrılarak belki de hiç ulaşamayacağı ama hergün kurduğu hayalleri bir kere daha yaşamaya başladı: Okul, güzel önlükler, rengarenk defterler, kalemler, binbir çeşit oyuncaklar...

Metropollerde insanların kalabalık olduğu yerlerde rastladığımız dilencilerin sayısı her geçen gün artıyor. Son yıllarda bir “sektör” haline dönüşen dilencilik bu işi yapan insanlar tarafından meslek olarak algılanıyor. Bugün ülkemizde tespit edilen dilencilerin sayısı zabıta raporlarına göre 7 bin 360. Bu dilencilerin 370 tanesi sakatlık nedeniyle dilenirken, 6 bin 798 tanesi dilenciliği meslek olarak yapıyor. Çocuklar ise özellikle son yıllarda dilencilik sektöründe ön planda kullanılıyor.

Çocuk dilencilerin sayısı resmi rakamlara göre 212 iken, annelerinin kucaklarında dilenen ve tespit edilemeyen çocuklar düşünüldüğünde bu rakamın bir hayli yükseldiği görülüyor. Dünyaya gözlerini açtıkları anda kendilerini bir “sistemin” içinde bulan dilenci çocuklar genellikle beş—altı yaşına kadar annelerinin kucaklarında kullanılırken altı yaşından sonra kendi başlarına dilendiriliyorlar. Çocuklar ergenlik çağına geldiklerinde ise tecavüz vakaları sık yaşandığı için genellikle tek başlarına dilenmiyorlar.
Referans Adresler