Asalet her şey değildir
Sual: Bazı kimseler diyor ki: «Evlenirken asalet çok önemlidir, asil kimse ile evlenmeli, yani ana babası iyi insan olmalı. Hatta, terbiyenin de önemi olmaz, mesela, Cebrail’in terbiye ettiği kimse eşkıya oldu, ama Firavunun terbiye ettiği Musa peygamber oldu. Kim terbiye ederse etsin, çocuk asil değilse eşkıya olur, Firavun bile terbiye etse çocuk asilse peygamber olur. Asalet olmayınca, verilen terbiyenin de fazla etkisi olmaz. Bakırı ne kadar silip parlatsanız, üç gün sonra gene kararmaya başlar. Sunî [yapay] parlaklık kısa bir zaman devam eder. Altın kirlenmez, kirlense bile silinince gider.» Asalet bu kadar önemli midir, dindar olmanın önemi yok mudur?
CEVAP
Evet asalet çok önemlidir, evlenirken asil aile olmasına dikkat etmelidir, ancak asalet her şey değildir. Bahsettiğiniz yazıda, asaletin önemini anlatmak için akla nefse hoş gelen, felsefe kokan örneklerle naklin dışına çıkmak çok yanlıştır. Dinde nakil esastır. Evliyanın ilhamı bile senet değildir. Din adına söylenilen ve yazılan her harfin hesabı vardır. Ehl-i sünnet âlimlerinden nakil değil ise, çok şiddetli zararı ve azabı vardır.
Asalet her şey olsaydı, hâşâ dinler lüzumsuz yere gönderilmiş olurdu. Âdem babamızdan ve Havva validemizden sonra hiçbir insanın kâfir olmaması lazım gelirdi.
Asalet her şey olsaydı, babası kâfir olan bir insanın müslüman olmaması lazım gelirdi. Halbuki müslüman olup evliya bile, İslam âlimi bile olanları vardır. Mesela Ebu cehil kâfirinin oğlu Hazret-i İkrime radıyallahü anh eshab-ı kiramdan idi. Yani sonraki gelen evliyadan da büyük zat idi.
Asalet her şey olsaydı, babası peygamber iken kâfir olanlar olmazdı. Halbuki Hazret-i Âdem’in oğlu Kabil ve Hazret-i Nuh’un oğlu Kenan kâfir idi. Çocuk mutlaka babaya çeker diye bir kural yoktur.
Bir başka husus, eğitimle, terbiye ile de bir insan peygamber olmaz. Peygamberlik Allahü teâlâ tarafından verilir.
Bir kimse, asil bir aileye mensup olmasa da, güzel huylu ise, dindar ise, onun için güzel huyu ve dindarlığı asaletten çok kıymetlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Güzel huy gibi asalet olmaz.) [İbni Mace]
(Kadın, malı, güzelliği, asaleti ve dindarlığı için nikah edilir. Sen dindar olanı seç ki, maddi ve manevi nimete kavuşasın!) [Buhari]
(Kadını sırf malı ve güzelliği için alan, malından da, güzelliğinden de hayır görmez. Dindarlığı için evlenene Allahü teâlâ ikisini de nasip eder.) [Taberani]
(Kadını güzelliği için tercih etmemeli, güzelliği onu helake sürükleyebilir. Sırf malı için de tercih etmeyin, malı onu zarara sokabilir. Dindar olanla evlenin!) [İbni Mace]
Nasihat ile asaletsiz insan da terbiye edilebilir. Onun için Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Nasihat et, nasihat müminlere elbette fayda verir.) [Zariyat 55]
Asaletsiz olanı da terbiye etmek mümkün olmasaydı, Peygamber efendimiz, (Ahlakınızı güzelleştirin) buyurur muydu? (İbni Lal)
Hazret-i Lokmana, (Edep, asalet, mal ve ilimden hangisi daha üstündür?) diye sordular. (Edep asaletten, ilim maldan üstündür) buyurdu.
İyi kimse ile evlenmeli
Sual: Dinimizde ırk ayrımı var mıdır? Zenci ile, Alman ile, Japon ile, çingene ile, Sünni ile alevi ile, Hıristiyan ile, Budist ile, ateist ile evlenmenin sakıncası var mıdır?
CEVAP
Erkek veya kadın olduğunuzu yazmamışsınız. Çünkü cevap farklı olur. Dinimizde, Müslüman erkeklerin Ehl-i kitap [Hıristiyan veya Yahudi] olan kadın ile evlenmeleri tahrimen mekruh olsa da caizdir. Fakat Müslüman bir kadının Ehl-i kitap olan erkek ile evlenmesi caiz değildir. Evlenmeye niyet ettiği an Müslümanlıktan çıkar. Müslüman erkek de, Müslüman kadın da Budist ile, Ateist ile evlenemez. Evlenen, Müslümanlıktan çıkmış olur.
Dinimizde ırk ayrımı kesinlikle yoktur. Din ayrımı vardır. Çingene olmak, zenci olmak bir ırktır. Salih bir Müslüman ise evlenmekte hiçbir mahzur yoktur.
Bir kadın, Müslüman olan Alman ile veya Japon ile evlenebilir. Ancak, o kimsenin salih olması önemlidir. Namaz kılması ve haramlardan sakınması lazımdır.
Erkeğin de, evleneceği kadın da aradığı özelliklerin içinde, namaz kılması ve tesettüre riayet etme başta gelir. Ben Müslümanım diyen bir kadın, eğer namaz kılmıyorsa, tesettüre riayet etmiyorsa onunla evlenmek günah olur. Ben Müslümanım diyen bir erkek de, namaz kılmıyorsa, içki, zina, hırsızlık gibi haramlardan sakınmıyorsa, onunla da evlenmek günah olur. Çünkü Şir’at-ül İslam kitabındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kızını fasıkla evlendirenin duası ve ibadetleri kabul olmaz.)
(Fasık erkekle evlenmeye razı olan kimsenin, kabrinden kalkarken, alnında, “Allah’ın rahmetinden ümidini kesmiş” yazısı bulunur.)
(Şefaatime kavuşmak isteyen, kızını fasıkla evlendirmesin!)
[Fasık, açıktan günah işleyene denir. Mesela namaz kılmayan, tesettüre riayet etmeyen fasıktır. Fasıkla, yani açıktan günah işleyenle evlenmek doğru değildir. Hele inancı bozuk birisi ile evlenmek hiç doğru değildir.]
Müslüman erkek de, edebi, hayâsı, ahlakı güzel olan, dinini, imanını, İslam’ın şartlarını öğrenmiş, İslamiyet’e uyan, sokakta dinin emrettiği şekilde giyinen namuslu bir kız ile evlenmelidir. İffet sahibi, dinini kayıran saliha bir kız aramalı, illâ da (Malı çok, güzel bir kız olsun) dememelidir. Mal için, güzellik için, ırk için, renk için iffeti ve salahı [dine olan bağlılığı] elden kaçırmamalı!
İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kadın, ya malı için veya güzelliği için, yahut da dindarlığı için alınır. Siz dindar olanını alın! Malı için alan malına kavuşamaz, yalnız güzelliği için alan, güzelliğinden mahrum kalır.) [Müslim]
(Güzelliği ve malı için bir kadınla evlenen, ikisinden de mahrum kalır. Dini için, saliha olduğu için evlenene, mal ve güzellik de nasip olur.) [Taberani]
Netice:
Erkek olsun kadın olsun, evleneceği kişinin, haramlardan kaçan, ibadetlerini yapan, güzel ahlaklı biri olması lazımdır. Sadece boyuna bosuna, kaşına gözüne bakan, ulu sözü dinlemeyen, dünyada ve ahirette uluyakalır.
Ölçü şudur:
Evlenilecek kişinin iyi insan yani salih müslüman olmasıdır. Irkı ve rengi önemli değildir.
Gayri müslimle evlenmek
Sual: Müslüman erkek ve kadın gayri müslimle evlenebilir mi?
CEVAP
Müslüman erkek kitapsız kâfirlerle evlenemez. Kitaplı kâfir kadınla yani Hıristiyan ve Yahudilerle evlenmesi caiz ise de, tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Zimmi ile evlenmesi tenzihen mekruhtur. (Hindiyye)
İslam idaresi altında zimmi olarak yaşayan kitap ehli kadın ile evlenmek tenzihen mekruh idi. Zimmi olmayan kendi memleketinde yaşayan gayri Müslimlere harbi kâfir denir. Bugün yer yüzünde zimmi kâfir yoktur. Onun için bugün kitap ehli kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Zaruretsiz evlenmemelidir.
Müslüman kadın, kitapsız kâfirle evlenemediği gibi, ister harbi olsun, ister zimmi olsun hiçbir kitap ehli kâfirle de evlenemez. Evlenmeye karar verdiği zaman kâfir olur. (Redd-ül Muhtar)
Konu ile ilgili âyet-i kerimelerden üçünün meali şöyledir:
(Kitap ehli [Yahudi ve Hıristiyan] kadınlarla evlenmeniz helaldir.) [Maide 5]
(İmanlı kadınların kâfirlerle evli kalmaları helal değildir.) [Mümtehine 10]
(İman etmedikçe, müşrik [dinsiz, putperest] kadınlarla evlenmeyin. İmanlı bir cariye, beğendiğiniz, imrendiğiniz müşrik bir kadından elbette daha üstündür. Kadınlarınızı da, iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyin! Mümin bir köle, müşrik bir erkekten elbette daha üstündür.) [Bekara 221]
Allahü teâlânın emrini beğenmeyen
Sual: Bir erkek, dinsiz bir kadınla evlenmeye niyet edince, bir kadın da, Müslüman olmayan bir erkekle evlenmeye karar verince, niye hemen imanı gidiyor? Sadece haram işlemiş olmuyor mu? Haram işleyene kâfir denir mi?
CEVAP
Haram ile küfür farklıdır. Allahü teâlânın emrini yapmamak veya yasak ettiğini yapmak haramdır. Ancak Allahü teâlânın emrini beğenmemek, onu yanlış görmek küfürdür. Bu inceliği iyi anlamalıdır. Kur’an-ı kerimde evlenmesi yasak edilen kadınlar şunlardır:
(Ana, kız, bacı, hala, teyze, kardeş kızı, süt anne, süt kardeş, kayın valide, üvey kız, gelin ve iki kız kardeşi nikahında bulundurmak.) [Nisa 23]
(Müşrik kadın.) [Bekara 221]
Burada bildirilen kadınlarla zina eden büyük günah işlemiş olur, fakat kâfir olmaz. Ancak bunlarla evlenmek caizdir diyen kimse, Allahü teâlânın emrini beğenmemiş olur, hafife almış olur. Kâfir olması, zina yapmasından dolayı değil, Allahü teâlânın emrini yanlış kabul ederek evlenmeyi meşru kabul etmesindendir.
Sünnet olmak sünnettir
Sual: Benim yabancı bir arkadaşım var ve biz evlenmeyi istiyoruz. Müslüman olmayı istiyor. Dinimiz hakkında bilgi almış ve öyle benimle evlenmek istedi. Müslüman olmak ve benim günaha girmemi engellemek istiyor fakat bir husus var ki onun için çok önemli. Ailem onun sünnet olmadan benimle evlenmesinin mümkün olmayacağını söylüyor.
CEVAP
Anne babanız yanlış söylüyor. Sünnet olmak sünnettir, yani mecbur değildir. Hatta büyük kimsenin sünnet olması uygun sayılmaz. Esas şart müslüman olmasıdır. Müslüman olmadan evlenilmez. Evlenirseniz siz de dinden çıkarsınız.
İman etmekle beraber sünnetin şart olmasının ilgisi yoktur. Sünnet olmak adı üzerinde sünnettir. Aileniz namaz kılma şartını koyarsa daha iyi olurdu.
Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye’de diyor ki:
İmana gelen yaşlı adamın sünnet olması şart değildir. Hiç olmasa da olur denildi. Çünkü sünnet, avret yerinin görünmesi için özür olmaz diyenler de vardır. (Hadika)da ve (Berika)da diyor ki, (Müslüman olan yaşlı adam ve hastalar, sünnetin acısına dayanamazlarsa, sünnet edilmezler.)
Yukarıdaki ifadelerden sünnet olmasa da caiz olacağı bildiriliyor. Yani kendisi isterse sünnet olabilir, istemezse zorlanmamalıdır.
Sual: Bizler Almanya’da yaşıyoruz. Maalesef günümüzde iman etmemiş Almanlarla evlilikler yapılmakta. Türk olan kız ise, kızın ana ve babası Alman "damat"larını sadece sünnet olmaya zorluyorlar. Böyle bir nikahın sahih olması için neler gerekir?
CEVAP
Sünnet olmak bir şeyi halletmez. Müslüman olmadıktan sonra hıristiyan erkekle evlenilmez, evlenmeye karar verildiği andan itibaren, kız kâfir olur. Alman erkeğin önce sünnet olmasına değil, müslüman olmasına çalışmalı. Kelime-i şehadet, amentü manalarıyla beraber öğretilmeli, kalben inanıp dili ile ikrar etmesi sağlanmalı. Hakikaten müslüman olduktan sonra sünnet isterse olur, istemezse zorlanmamalıdır. Hatta büyük kimsenin sünnet olması uygun sayılmaz. Esas şart müslüman olmasıdır. Müslüman olmadan evlenilmez. Sünnet, nikah için, müslüman olmak için şart değildir.
Sual: Hıristiyan kadına mehr vermek lazım mı? Hangi haklardan faydalanabilir?
CEVAP
Mehr verilir. Mesela on altın verilirse iyi olur. Her haktan faydalanır. Bir Müslüman, hıristiyan olan zevcesinin kiliseye gitmesine ve evde şarap yapmasına engel olabilir. Hayz ve nifas sonunda, gusletmeye zorlayamaz. Kapatmaya da zorlayamaz, örtünmesini sağlarsa iyi olur.
Sual: Erkek arkadaşım bir Hollandalı kadın ile konuşuyor. Kadın domuz etini çok seviyormuş. Erkek arkadaşım ise kadının domuz eti yemeyi bırakmasını istiyor. Çünkü evlenirseler erkek bu domuz eti işini evinde istemiyor. Evlenmeyi ciddi olarak düşünüyorlar. Kadın diyor ki (Erkek arkadaşım benden bunu isteyebilir mi, yani bu hakkı var mı? Varsa uyacağım.)
CEVAP
Bir müslüman, hıristiyan zevcesinin kiliseye gitmesini ve evde şarap yapmasını yasaklayabilir. Hayz ve nifas sonunda, gusletmeye zorlayamaz. Tesettür ettirirse iyi olur. (Nimet-i islam)
Bu ifadelerden eve domuz eti sokmasını yasaklamaya kocanın yetkisi vardır.
Sual: Bir Hıristiyan kadınla evlenmek istiyorum. Bu kadının başını kapatmam gerekir mi?
CEVAP
Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Yani harama yakındır. Evlenince başını kapatmanız gerekmez. Hiç bir ibadeti yaptırmanız da gerekmez. Çünkü gayri müslimin önce iman etmesi gerekir. İmansız ibadetlerin faydası olmaz.
Sual: Müslümanlığı kabul etmiş bir yabancıyla evlenmenin, ana baba razı olmasa da, onların izni olmadan evlenmenin dinimizde hükmü nedir? İleride kültür farkından doğan problemler çıkabilir ve evlilik geçimsiz bir hâl alabilir mi?
CEVAP
Gerçekten Müslümanlığı kabul etmişse, kültür farkı o kadar önemli olmaz. Çünkü kültürden kasıt, dine uymaktır. İnanılıyorsa her ikisi de dine uyacaktır. Fazla bir problem olmaz. Evet yöre farkı bile evliliğe etki ediyor. Bir taraf anlayışlı olunca problem kalmıyor. Evet yabancı çok şeyi bilmez. Müslümanlığı kabul edince dinin kaidelerini uygulaması gerekir. Ana babanın dine aykırı olan emirlerine uyulmaz. Mesela ana baba namaz kılmayan birisi ile evlen diyemez, derlerse, sözlerine uymak gerekmez. Yabancı müslüman ise evlenmek iyi olabilir. Belki o akrabalarının da müslüman olmasına sebep olabilir. Her ana babanın değil, dinini iyi bilen ehl-i sünnet olan ana babanın sözüne itibar edilir. Yabancı da olsa uygun biri bulunca evlenilebilir.
Sual: Kâfire aşık olmak caiz mi?
CEVAP
Evet. Ehl-i kitap ise evlenmek de caizdir.
Sual: Müslüman erkek ile hıristiyan kadının nikah akdi, nasıldır?
CEVAP
Müslüman erkek ile müslüman kızın nikahı gibidir. Fakat bu nikahın sahih olması için hıristiyan denilen kadının ehl-i kitap olması lazımdır. Yalnız laf ile Hıristiyanlık olmaz.
Sual: Hıristiyan bir kadınla evlendim. Sonradan öğrendim ki Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruh imiş. Bir kere mi tahrimen mekruh işledim, yoksa ömür boyu mu tahrimen mekruh işliyorum?
CEVAP
Hıristiyan kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Bir kere mekruh işlenmiş olur.
Sual: Ben ateistim. Müslüman bir bayanla evlenebilir miyim?
CEVAP
Ateist iseniz dinen nikah olmaz. Yani o mümin kız hemen kâfir olur. O kızın kanına girmeyin. Kendiniz de müslüman olmadıkça müslümanla evlenmeyin. İleride problem olur.
Sual: Bir aylığına Amerika'ya gideceğim. Orada bir Hıristiyan kadını ile nikah yapıp dönüşümde onu boşamam uygun mudur?
CEVAP
Bu iki yönden yanlıştır:
1- Dinimizde kitaplı kadın zimmi ise, tenzihen mekruh, harbi ise onunla evlenmek tahrimen mekruhtur. Şimdi dünyada zimmi kitap ehli kadın yoktur. Hepsi harbidir. Zaruretsiz tahrimen mekruh işlemek caiz olmaz. O sizin hanımınız olacağına göre, onun işleyeceği bazı günahlara ortak olursunuz. Bu ise asla caiz olmaz.
2- Belli bir süre ile nikah yapmak haramdır. Bu süre ister kısa, ister uzun olsun. Buna müt'a nikahı denir, haramdır.
Eşlerin Cennette beraber olması için
Sual: Hadis-i şerifte, (Herkes sevdiği ile beraberdir) buyuruluyor. Kitap ehli bir kızı sevip evlenen, Cennette onunla beraber olur mu?
CEVAP
Müslüman olmayan hiç kimse, asla Cennete giremez. Hadis-i şeriflerde, Cennete cömert, güzel ahlaklı ve merhametli olanların gireceği bildirilmiştir. İmanı olmayan kimse, cömert, güzel ahlaklı, merhametli, temiz olsa da, yine Cennete giremez. Müslüman olan, bu vasıflara haiz olmasa bile, günahlarının cezasını çektikten veya affa uğradıktan sonra muhakkak Cennete girer. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cennete ancak Müslüman olan girer.) [Buhari, Müslim]
Müslüman olmayan herkes ebedi Cehennemdedir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Şüphesiz, kâfirlere Cehennem azabı ebedidir.) [Zuhruf 74]
Bugünkü yahudiler Hazret-i Musa’yı, Hıristiyanlar Hazret-i İsa’yı sevse de, ahir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselama inanmadıkları için Cehenneme gideceklerdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Beni duyup da iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan [müslüman olmayan herkes] muhakkak Cehenneme girecektir.) [Hakim]
Kâfire asla af yoktur
Allahü teâlâ, müminlerden dilediğinin günahlarını affedeceğini; fakat müşrikleri, yani kâfirleri asla affetmeyeceğini Kur'an-ı kerimde açıkça bildirmektedir. (Nisa 116)
Zerre kadar imanı olan, Cennete girecektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cebrail aleyhisselam, "Allah’a şirk [ortak] üzere ölmeyen Cennete girer" dedi.) [Buhari]
Peygamber efendimiz, birkaç günah ismi sayıp, (Bu günahları işleyenler de mi Cennete girecektir?) diye sorunca, Cebrail aleyhisselam, (Evet) dedi. Bunun için günah ne kadar çok olursa olsun, Allahü teâlânın rahmetinden ümit kesilmemelidir. İmanlı ölen herkes, geç de olsa Cennete girecektir. (Hadika)
Şu halde, bir kimseyi temizliğinden, cömert oluşundan, yaptığı iyiliklerden dolayı sevmek ayrı, müslüman olduğu için sevmek ayrıdır. Bir çok gayrı müslim, Peygamber efendimizi takdir eder, insanlığa yaptığı hizmetlerden dolayı sever. Müslüman olmadıkları için, bu sevgilerinin hiçbir faydası olmaz. Müslüman, Peygamber efendimizi severse, Cennette sevdiği ile beraber olur. Kadının da, Cennette kocası ile beraber olabilmesi için mümin olarak ölmesi gerekir. Kadın mümin, kocası kâfir olarak ölürse, yine ikisi beraber olamaz. (Berika)
İyilerle beraberlik
Sual: Bir kimse hem iyileri, hem de kötüleri sevse, hangileri ile beraber olur?
CEVAP
İyi ile kötüyü sevmek, temiz ile pisliği karıştırmak demektir. Karışım pis olur. Bir kimse, hem Peygamber efendimizi hem de Ebu Cehilin itikadını sevse Cehenneme gider.
(Allah ve Resulünü seviyorum) diyen bir kimseye, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Kıyamette sevdiklerinle beraber olursun.) [Müslim]
Âlimler, (Kişi sevdiği ile beraber olur) hadis-i şerifini şöyle açıklıyor:
Bir kimse, salih bir mümini sever, onun gibi itikada sahip olup, onun gibi amel işlemeye gayret eder. Allah dostlarını dost, Allah düşmanlarını da düşman bilirse, ahirette sevdiği kimse ile birlikte Cennette olur.
Bir kimse de hem müslümanları, hem de gayrı müslimleri sever, gayrı müslimlerin itikadlarını beğenirse, gayrı müslimlerle birlikte Cehenneme gider.
(Kişi sevdiği ile birlikte olur) demek, sevdiği kimsenin derecesine kavuşur demek değildir. Fakat iyileri sevdiği için Cennette onlarla birlikte olur. Herkes imanının parlaklığına, kuvvetine göre farklı derecelerde bulunur. (Mektubat-ı Rabbani, Hadika)
Bu yazıdan anlaşılıyor ki, imansızları sevmek, onların itikadlarını beğenmek, insanı ebedi Cehenneme sürükler. Ahirette iyilerle beraber olabilmek için, dünyada da onlarla beraber olmak, onları sevmek, onların yolundan gitmek gerekir.
Kocası öldükten sonra, birisi ile evlenen, ondan da ayrılıp başka bir erkekle evlenen kadın, ahirette hangisi ile evlenecektir? Ümm-i Habibe validemiz, böyle bir suali sorunca, Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Böyle bir kadın, serbesttir. Hangi kocası güzel huylu ise ahirette onunla olur. Güzel ahlak sahibi olan, dünya ve ahiret iyiliğine kavuşur.) [B.Arifin]
Görüldüğü gibi, kadın, üç kişiden hangisini daha çok seviyorsa, onunla beraber olur. Üçünü de istemiyorsa, hiç birisi ile beraber olmaz. Cennette üzüntü yoktur. Çocuk veya bekâr olarak ölenler de Cennette evlenecektir.
Gayri Müslimleri sevmek
Sual: Bazı kimseler, kiliseye gidip âyinlere katıldığımız için, onlarla yakınlık ve dostluk kurduğumuz için bizi eleştiriyorlar. Eğer kâfirleri sevmek yasak olsaydı, onlara hoşgörüde bulunmak yasak olsaydı dinimiz kitaplı kâfirlerle evlenmeye izin vermezdi. Çünkü insanın hanımını sevmemesi mümkün değil. Yoksa Ehl-i kitapla evlenmek yasak mı?
CEVAP
Ehl-i kitap zimmi ise tenzihen mekruh, harbi ise tahrimen mekruhtur. Bugün zimmi olan Ehl-i kitap yoktur. Hepsi harbidir. Tahrimen mekruh olsa da caizdir. Ancak evlenmekle kâfiri sevmeyi aynı kefeye koymak ne kadar yanlıştır. İnsan muzu da sever ama bunu yemek için sever. Gayri müslim kızının kaşını, gözünü sever. Dinini sevmesi asla caiz olmaz.
Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:
Kâfirleri sevmemek Kur'an-ı kerimde açıkça emredilmiştir. Kur'ana uymak ise farzdır.
Kâfirleri sevmenin haram olduğunu bildiren âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyledir:
(Allah’a ve kıyamet gününe iman edenler; babaları, kardeşleri ve akrabası olsa da, Allah’ın ve Resulünün düşmanlarını sevmez.) [Mücadele 22] (Demek ki babası da olsa kâfir sevilmez.)
(Kâfirleri dost edinen, Allah’ın dostluğunu bırakmış olur.) [Al-i İmran 28]
(Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin, sevmeyin!) [Maide 51]
(Ey iman edenler, benim ve sizin düşmanınız olanları dost edinmeyin.) [Mümtehine 1]
(Kâfirlerle, münafıklarla cihad et! Onlara sert davran, düşmanlık yap!) [Tevbe 73]
Eshab-ı kiram (Kâfirlere gazap ederler, birbirlerine merhametlidirler) diye övülüyor. (Feth 29)
Hakiki imana kavuşmak
Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Allahü teâlânın düşmanlarını düşman bilmeyen, hakiki iman etmiş olmaz. Müminleri Allah için seven ve kâfirleri düşman bilen, Allahü teâlânın sevgisine kavuşur.) [İ. Ahmed]
(Allahü teâlânın dostunu seven, düşmanını düşman bilenin imanı kâmil olur.) [Ebu Davud]
(İsyan edenlere düşmanlık ederek, Allahü teâlâya yaklaşın!) [Deylemi]
(Bir kavmi sevip de onlarla dostluk kuran, kıyamette onlarla haşrolur.) [Taberani]
(Kâfirlerle mal, can ve dilinizle cihad edin!) [Redd-ül Muhtar] (Kâfirleri sevmek cihad değildir.)
Halife Hazret-i Ömer'e, (Hireli bir Hıristiyan var. Çok zeki, yazısı da çok güzel, bunu kendine kâtip yap) dediler. Kabul etmedi. Aşağıdaki âyeti okuyup, (Mümin olmayan birini dost edinemem) dedi.
Ebu Musel Eşari hazretleri anlatır:
Halife Ömer'e (Hıristiyan katibim çok işe yarıyor) dedim. “Niçin bir Müslüman kâtip almadın? (Ey müminler, Yahudi ve Hıristiyanları sevmeyin) âyetini işitmedin mi sen?” dedi. Ben de, “Onu dini için değil, kâtipliği için aldım” dedim. “Allahü teâlânın hakir ettiğine ikram etme! Onun zelil ettiğini aziz eyleme! Allah’ın uzaklaştırdığına yaklaşma” dedi. “Ama Basra’yı onunla idare edebiliyorum” dedim. “Hıristiyan ölürse ne yapacaksan, şimdi onu yap! Hemen onu değiştir” dedi.
Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, hakkı Ömer’in diline ve kalbine yerleştirdi.) [Tirmizi]
Sual: Müslüman bir erkek, Yahudi ve Hıristiyan kadınla evlenebiliyor da, Müslüman kadın, gayri müslim erkekle, niye evlenemiyor?
CEVAP
Dinimiz öyle emrediyor. Bunun elbette hikmetleri vardır. Fakat dinimizin emir ve yasaklarının her hikmeti bildirilmemiştir. Hikmetini bilip, hikmetinden dolayı inanmak, gayba imana aykırı olur. Din ne bildirmişse, öylece inandım demek gerekir. Eskiden zimmi olan gayri müslim kadınla evleniliyordu. Çocuklar, babanın ve çevrenin etkisiyle Müslüman olarak büyüyorlardı. Şimdi Avrupa’da Hıristiyan kadınla evlenen erkek bile, çocuklarını Müslüman olarak yetiştiremiyor. Onun için dinimiz, bu evliliği tahrimen mekruh olarak bildirmiştir. Böyle bir sebep olmasa bile, dinimizin emri ne ise, ona uymak gerekir.
Evlilik görüşmesi
Sual: Evlenmeden önce, Müslüman erkek ve kız arasındaki görüşmeler nasıl olmalı, neleri konuşmalı, neleri sormak gerekir? Yanlarında kimse yokken konuşabilirler mi?
CEVAP
Kız ile erkeğin oturup pazarlığa girişmeleri doğru değildir. Yani sünnet olan o görüşme pazarlık yeri ve zamanı değildir. Birbirine uygun olup olmadıkları, zaten aileler arasında konuşulur, sorulup araştırılır. Her bakımdan evlenmeleri uygun görülürse, kız ile oğlanın görüşmesi ondan sonra olmalıdır. Namaz kılıyor mu, yeterli geliri var mı, hangi okulu bitirdi, mizacı, huyu nasıldır, ehliyeti var mı, oğlan annesi ile mi oturacak gibi öğrenilmesi istenen şeyler, daha önce aileler arasında konuşulup halledilir. Yani aileler araştırıp, evlenmeye mani halleri olmadıkları meydana çıktıktan sonra, gençlerin, fiziki olarak birbirini görmeleri sağlanır. Bu da çok kısa olabilir.
Görüşme, halvete mani olacak şekilde olmalıdır. Mesela, odanın kapısı, hafif aralıklı olmalı veya kızın mahrem bir erkek akrabası bulunmalı, yahut erkeğin mahrem bir kadın akrabası olmalı. Mesela annesi, bacısı, halası, teyzesi, ninesi olabilir. Kızın veya oğlanın babası da, içeride durabilir.
Oğlanla kız birbirlerinin dengi ise, buna büyüklerin tavsiye ve tecrübeleri de eklenince, artık ince eleyip sık dokumak uygun olmaz.
Eskiden, çocuklarını evlendirecek olanlar, büyük bir zata sorarlar, o da, uygun dedikten sonra evlendirirlermiş. Zamanla, sormadan iş yapıyor denilmesin diye sormalar başlamış. Uygun denmesine rağmen, (Kız istemiyor, oğlan beğenmiyor) diyerek o zatın sözüne uymuyorlarmış. Bu aileler, tekrar, (Başka bir talip var mı) diye sordurunca, o zat da, (Bizim bulduğumuzu beğenmiyorlar, kendileri at pazarından baksınlar) dermiş.
Şu halde, kime danışıyorsak, söz dinleyeceksek danışmalıyız, dinlemeyeceksek hiç danışmamalıyız.
Çeşitli sual ve cevaplar
Sual: Gayri müslim bir kadın, (Benimle evlenirsen Müslüman olacağım) dese, onunla evlenmeyi reddetmek küfür olur mu?
CEVAP
Hayır küfür olmaz. Evlenme zorunluluğu yoktur.
Sual: Gayri müslim bir kadın, (Benimle içki içersen veya benimle zina edersen Müslüman olacağım) dese, onun Müslüman olmasını sağlamak için bu günahları işlemek caiz olur mu?
CEVAP
Asla caiz olmaz.
Sual: Evlenirken neye dikkat etmeli, ince eleyip sık dokuyunca uygun kimse yok gibi, ne tavsiye edersiniz?
CEVAP
Evlenmek isteyenler, dinimizin bildirdiği tavsiye, emir ve ahlaka önem vermelidir. Dış görünüşe aldanıp da yanlış karar vermekten sakınmalıdır. Çünkü evlilik hayatına başladıktan sonra, geri dönmek zordur ve kötü huylu kimsenin, bundan sonra düzeltilmesi de kolay değildir.
Aradığımız vasıfların önemli olanları karşı tarafta var ise, karar vermek için yeterli sayılabilir. Gereğinden fazla ince eleyip sık dokuyan, kendine bir türlü eş beğenemeyen, kolay kolay evlenemez.
Bulunması gereken vasıflar yoksa, (Onunla evlenmek istiyorum) diye ısrar eden gençlerin, bu yolda şuursuzca hareketlerle ana babalarını üzmeleri çok yanlıştır. Ana babalar da, aranan gerekli vasıflar var ise, maddi menfaatler gibi basit sebepler yüzünden gençlerin evlenmesine mani olmamalıdır.
Dört dörtlük bir talip bulmak elbette çok zor, hatta imkansızdır. Kusursuz eş arayan eşsiz kalır.
Sual: Bir gençle konuşuyoruz. Dini bilmiyor, namaz kılmıyor, fakat ben onu düzeltirim. Çünkü evlenince hepsini yaparım diyor. Genç salih biri değil diye babamın bu işe kesinlikle rızası yok. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?
CEVAP
Flört döneminde, gençler açık vermemeye çalışır. Nazik, uysal görünür. Evlendikten sonra, gerçek kimliği ortaya çıkar. (Dini bilmiyor, namaz kılmıyor, fakat ben onu düzeltirim) diyorsunuz. Kimin kimi düzelteceği sonra yani evlenince belli olur. Önce dinini öğrensin! Namaz kılmaya da başlasın. (Evlenince hepsini yaparım) demesine itibar edilmez.
Babanızın dediği gibi, şu anda onunla evlenmek uygun değildir. Dinimizde böyle kimseye fasık denir. Fasık, dinsiz demek değildir. Açıktan günah işleyen kimse demektir. Fasıkla evlenmek bile uygun değilken, dinsiz ile evlenmek asla caiz olmaz.
Anne ve babalar, kızlarını fasıkların, kötü kimselerin bulunduğu yere göndermemeliler. Onlar orada, uygunsuz, hatta dinsiz insanlar ile tanışabilirler. Böyle yapıp, başlarına felaket gelince, (Şimdi suç bizde mi?) diyen anne babalara, elbette suça sebep sizsiniz diyoruz.
İslam dinine göre müslüman olmadan evlenilmez. (Evlenince müslüman olurum) veya (Evlenince namaz kılarım) gibi sözlere itibar edilmez.
Sual: Namaz kılmayan birisi ile, ileride kılar ümidiyle, tesettürsüz bir kız ile ileride kapanır ümidiyle evlenmek uygun mudur?
CEVAP
Namaz kılmadıkça, kapanmadıkça evlenmek uygun değildir.
Sual: Çirkin ve fakir biri ile evlenmek uygun mudur?
CEVAP
Evlenilecek kimsenin sadece dindar olması kâfidir. Zengin ve güzel olursa daha iyidir. Fakat dindar olmazsa zenginlik, güzellik işe yaramaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kadın, malı, güzelliği, asâleti ve dindarlığı için nikah edilir. Sen dindar olanı seç ki, maddi ve manevi nimete kavuşasın!) [Buhari]
(Kadını güzelliği için alma, güzelliği onu helake sürükleyebilir. Sırf malı için de alma, malı onu zarara sokabilir. Dindar olanla evlen!) [İbni Mace]
Salih kimse ile evlenirken fakirlikten korkmamalı. Çünkü Allahü teâlâ, (Eğer fakir iseler, Allah onları, [evlenmeleri sayesinde] fazlı ile zengin yapar) buyuruyor. (Nur 32)
Sual: Evli birisini seviyorum. Buluşmuyoruz, sadece kalben seviyorum. Yine de çok günah işliyor muyum?
CEVAP
Sevgi, insanın elinde olmayan bir duygudur. İffeti [namusu] korumak ve günah olan işlerden kaçmak şartı ile birisine karşı sevgi duymak günah olmaz. Hatta iffetini koruyarak sevgisini gizlemek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehiddir.) [Hakim, Hatib]
(Aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek sabredeni Allahü teâlâ, affedip Cennete koyar.) [İ.Asakir]
Demek ki, dinimizde iffeti muhafaza etmek ve sevgisi sebebiyle günah işlememeye sabretmek, çok sevaptır. Çünkü genel olarak sevgi insanı sağır ve kör ettiği için, insanın kendisini günah işlemekten alıkoyması zordur. Zor olan işleri başarmanın sevabı da büyük olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ümmetimin hayırlıları, aşk belasına maruz kalınca iffetini muhafaza edenlerdir.) [Deylemi]
Sual: Radyodaki spikere, TV’deki sunucuya gönlü düşen ne yapmalıdır? Böyle birisine gönlüm düştü. Ondan başkasını gözüm görmüyor. Bunun doğru olmadığını da biliyorum, bu sıkıntıdan kurtulmak için ne yapayım? Ne derseniz yapacağım.
CEVAP
Birisine gönlünü kaptıran genç, kendisine verilecek nasihati, deli saçması kabul eder. Onun için Peygamber efendimiz, (Sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurmuştur. Sağıra ne anlatsanız duymaz, köre de ne gösterseniz görmez.
Radyodaki spikere, TV’deki sunucuya gönlü düşen ne yapmalıdır? Tabir caizse, feleğin çemberinden geçmiş, acı tecrübeler kazanmış, his değil, aklı ile karar veren müslüman yaşlı kimselerin nasihatlerine kulak vermek gerekir. (Bu sıkıntıdan kurtulmak için ne derseniz yapacağım) diyorsunuz. Onu hatırlatacak şeylerden uzak durmalı, onun kanalını hiç açmamalıdır. Gözden uzak olunca, gönülden de uzak olur. Tecrübeler gösteriyor ki, bu cins ateşler, zamanla külleniyor. (Ondan başkasını gözüm görmüyor) deseniz de, daha başkalarını göreceğiniz günler gelir. Onlar için de aynı şeyleri söylersiniz. Ana-babanızla ve kardeşlerinizle iyi geçinmeye çalışın! Kendinize faydalı bir meşgale bulun! Bir işi olan kimse, başka işleri unutabilir. Bu yaşta, genelde çok kimse, sizin gibi olur. Çok gençsiniz, birkaç sene sonra bu halinize gülecek ve belki de bize hak vereceksiniz. Namazınızı aksatmadan kılın. Doğru kılınan namaz insanı her kötülükten korur.
Sual: Teyze çocuklarının evlenmesi mekruh mudur?
CEVAP
Evet tenzihen mekruhtur. Amca çocukları da öyledir.
Sual: Zina etmiş biri ile evlenilir mi?
CEVAP
Dört mezhepte de, zina eden, zina etmemiş birisi ile veya zina etmemiş olan, zina etmiş biri ile evlenebilir. (Cessas)
Sual: Cinlerle evlenilir mi?
CEVAP
Cin ile evlenmek, Şafii mezhebinde caiz, Hanefi’de caiz değildir. Cinnin çoğalması gaz [hava] iledir. Bundan dolayı, cin ile evlenmek, hakiki evlenmek değildir. Cin, insan şekline girip evlendiği de söyleniyor. Bu âlimler, (Belkıs, cin ile insan arasında hasıl olmuştur) diyorlar. Cinden, cin ile uğraşanlardan uzak durmak gerekir.
Sual: 24 yaşındayım, bugüne kadar hiç kız arkadaşım olmadı. Bazı sebeplerden dolayı olmadı. Onlardan birisi de şu, karşı cinse saygı duyuyorum ve onunla eğlenmek istemiyorum.Yaş ilerledikçe kız arkadaşa ihtiyaç duyuyorum. Çünkü kendimi çok yalnız hissediyorum. Dua ederken Allahü teâlâdan müslüman bir kızla tanışmayı nasip etmesini istemem caiz olur mu?
CEVAP
Evlenmek niyetiyle olursa caiz olur. Sırf arkadaşlık niyetiyle konuşmak bile caiz olmaz, duası hiç caiz olmaz. Kendinizi yalnız hissediyorsanız erkek arkadaş edinin. Evlenmeye ihtiyaç duyuyorsanız evlenin.
Sual: Bir kızla flört ediyoruz, öpüşüyoruz. Evlenme niyetim beni günahtan kurtarmaz mı?
CEVAP
Kurtarmaz. Evlenmeye karar vermek, günahı işlemeyi mubah kılmaz.
Sual: Dün yazı-tura attım. Evlilik işine karar vermeden önce “Ya Rabbi, eğer bu iş şöyle ise tura getir, böyle ise yazı getir dedim. Bu fala girer mi?
CEVAP
Yaptığınız uygun bir şey değil. Dinimizde istihare vardır. Bir iş hayır mı olacak şer mi olacak istihare ile belli olur. Öyle yazı tura ile olmaz. Dinde bid'at çıkarmamalıdır.
Sual: Ehl-i kitap ile evlenmek caiz ise, tesettürsüz bir müslüman kadını ehl-i kitap kapsamında değerlendiremez miyiz?
CEVAP
Ehl-i kitap kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur, yani harama yakındır. Müslümanla kitap ehli aynı kapsama alınmaz. Müslüman kadın namaz kılmak ve tesettüre bürünmek mecburiyetindedir.
Sual: İman bilgilerini okumamış olan iman etmiş olmuyor mu?
CEVAP
Sorunuzun cevabı evet de hayır da olabilir. Lüzumlu iman bilgilerini bilmek farzdır. Bilmeden iman olmaz. İster okuyarak ister duyarak öğrenmek gerekir. Mesela Amentü’de bildirilen altı esasa inanmak şart. Sonra Allah’ı sıfatları ile bilmek de şart. Mesela Allah’ın bir tane olduğunu bilmek, mekansız olduğunu, yaratıklara hiç benzemediğini ve diğer sıfatları ile birlikte öğrenmek farzdır. Sırası ile bilmek değil de, sorulunca bilmesi gerekir. Mesela Allah’ın her şeye gücü yeter mi dendiği zaman evet diyebilmelidir. Bir Rus kızına Müslümanlığı öğrettik. Teker teker sorduk. Mesela Allah’ın bir olduğuna inanıyor musun? Ölünce ahirete gideceğimize inanıyor musun ve diğer lüzumlu bilgileri sorduk. Evet cevabını alınca kelime-i şehadet getirip müslüman oldu. Onun için Amentü’yü iyi bilmek gerekir.
Sual: Kızımı oğluna isteyene (Sen de oğluma kızını ver) demek caiz midir?
CEVAP
Evet.
Sual: Genç bir kızım. Bir yıllık eşinden ayrılmış bir erkek benimle evlenmek istiyor. Ben de onu sevdim. Neye dikkat etmemi tavsiye edersiniz?
CEVAP
Namaz kılan, namuslu birisi ise, istihare ettikten sonra kararınızı verin! Eğer namaz kılmıyorsa, eski karısına yaptığını size de yapabilir. Çünkü Allah’tan korkmayan kimse, insanları aldatmaktan çekinmez.
Ebu lehebin oğulları
Sual: Resulullahın kızları Ebu Lehebin oğulları ile nişanlı imiş, evlenmeden boşanmışlar. Ebu Lehebin çocukları müşrik değil miydi? Bu iş nasıl oldu?
CEVAP
Ebu Leheb, Resulullahın azılı düşmanı idi. Tebbet suresi gelerek, kendisinin ve Resulullahın kapısına dikenleri yığan karısının Cehenneme gidecekleri bildirilince çok öfkelendi. Oğulları Utbe ve Uteybe’ye daha önceleri nişanlı oldukları Resulullahın kızlarını boşamalarını emretti. Bunlar da babalarının sözlerine uyarak, Resulullahın damatlığı gibi bir şerefi ellerinden çıkardılar, müşrikliklerine devam ettiler. Uteybe, Resulullahın huzuruna da gelip, hakaret etti. Resulullah efendimiz de, (Ya Rabbi, buna bir canavar musallat et) buyurdu. Cenab-ı Hak, Peygamberinin duasını kabul buyurdu. Şam’a giderken bir gece, bir aslan gelip, kafile içinde, koklayarak bunu bulup parçaladı.
Bu iki müşrik, o iki hanım kızı boşadıkları zaman, nişanlı idiler, daha düğünleri olmamış idi. Onları boşayarak Resulullahı geçim sıkıntısına sokmak istemişlerdi. Fakat, Hazret-i Osman, bu fırsattan istifade edip, Utbenin boşadığı Hazret-i Rukayye’yi kız olarak nikah etmekle, Resulullahın damadı olmak şerefine kavuştu. Hazret-i Osman, çok yakışıklı ve beyaz bir gençti. Ebu Lehebin müşrik veletlerinden çok daha zengin idi.
Ebu Lehebin oğulları ile nişanlandıklarında, Bekara suresinin, (Kadınlarınızı müşrik erkeklerle evlendirmeyin) mealindeki 221. âyeti henüz inmemişti. Çünkü o zaman İslamiyet daha yeni gelmişti.
Sual: İslam Ahlakı’nda, (Genç kızları, koca kimselere vermemeli. Fesada sebep olur) deniyor. Bu, kızları kendilerinden yaşça büyük olan erkeklerle evlendirmemeli demek midir?
CEVAP
Hayır, değildir. Bu, genç kızlar ihtiyar erkeklerle evlendirilmemeli, mesela 15-20 yaşındaki genç bir kız ile 60-70 yaşındaki ihtiyar ile evlendirilirse fitneye sebep olur demektir. Yoksa erkeğin kızdan büyük olmasının mahzuru olmaz, hatta iyi olur. Erkeğin olgun ve oturaklı olması tercih edilir.
Sual:evli olmadığın vede evlenemeden de öldüğün zaman, bir karşı cinsle cennetde görüşebilirmisin?aradaki samimiyet sadece az bir sevgi ye dayanmakdadır(bir arkadaş,yada bir sevgili)