(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: Kadınların selam vermesi
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
Sual: Tanımadığımız kadınlar, telefonla veya dükkanımıza girince selam veriyorlar. Bunların selamlarını almak günah mıdır?
CEVAP
Günah değildir. Selam; emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, kurtuluş gibi manalara gelir. Selam vermek, yani Selamün aleyküm demek, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamet üzere ol, Müslüman olarak öl) manalarına da gelen en güzel bir duadır.

Mecelle’nin 39. maddesinde, (Zamanın değişmesiyle, hükümler değişir) kaidesinin açıklaması şöyledir: Zamanın değişmesi ile, örf ve âdete ait hükümler değişebilir. Nassa, delile dayanan hükümler, zamanla değişmez. (Dürer-ül-hükkam)

Namaz, oruç, zekat gibi hükümler zamanla değişmez ama, âdete ait hükümler değişebilir. Mesela sokakta tanımadığınız bir kimseye selam verseniz, (Bu adam beni nereden tanıyor, niye selam verdi) gibi size tuhaf tuhaf bakar. Selamı yaymak dinimizin emri iken, böyle durumlarda herkese selam verilmez. Dinimizde bid’at ehline, fasıklara selam verilmez. Ama günümüzde bunlar tanıdık kimseler ise, karşılaşınca selam verilir. Selam vermeseniz veya selam almasanız, (Bu adam bana niye selam vermedi, selamımı niye almadı) diye düşünür. Halbuki eski devirde, bir kimseye selam vermeyince, o kimse anlardı ki, ben şu günahı açıkça işlediğim için bana Müslümanlar selam vermiyorlar. Bugün bunu uygulamak fitneye sebep olur. Gerektiğinde kâfire de selam vermek caizdir.

Bazı hükümler, Darülharb denilen gayri Müslim ülkelerde farklıdır. Peygamber efendimiz, böyle ülkelerde, onlardan faiz almanın caiz olduğunu bildirmiştir. Alış verişe ait fasid hükümler de caizdir.

Hazret-i Ömer, günah işleyen şarkıcı kadına kamçı ile vururken, kadının başı açıldığında, (Haram işlemeyi âdet edindiği için, hürmeti kalmamıştır, ihtiyaç kadar saçlarına bakmak günah olmaz) buyurmuştur. Ebu Bekr-i Belhi hazretleri de, dere kenarında giderken, başları ve kolları açık kadınlar görüyor, (Bunların hürmetleri kalmadığı için ihtiyaç kadar bakmak günah değildir) buyuruyor. İş icabı böyle kadınlara selam vermek ve selamlarını da almak caizdir.

Çalışmaya mecbur kalan muhtaç, kimsesiz kadınlar, işin gerektirdiği kadar, ayaklarını ve kollarını açabilir. Erkeklerin, bunları, iş için görmeleri, şehvetsiz bakmaları, verdikleri selamı almaları ve onlara selam vermeleri caiz olur.

Yukarıda açıklanan sebeplerle bazı yasaklar mubah hale geliyor. Mesela iş yerimize gelen veya onların iş yerlerine gittiğimizde, konuşmak zorunda kaldığımız kadınlara selam vermek, selamlarını almak günah olmuyor. Hatta kadın, hoş geldiniz diyerek elini uzatırsa, tokalaşmak bile caiz oluyor. Halbuki ihtiyaçsız bir kadınla tokalaşmak haramdır. Bu konudaki birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Başından bir şişle vurulmak, yabancı kadına dokunmaktan daha hafiftir.) [Beyheki]
(Yabancı kadına şehvetle bakmak, göz zinası, ona dokunmak el zinasıdır.) [R. Nâsıhin]

(Pislik içindeki bir domuza sürtünmek, yabancı kadına dokunmaktan iyidir.) [Taberani]
(Yabancı kadınla tokalaşanın elleri bağlanıp, Cehenneme atılır.) [R.Nâsıhin]

Dinimizin verdiği ruhsatlardan ihtiyaç kadar faydalanmalı, fitneye sebep olmamalı. Fitne yoksa dinin emri ne ise ona uymalıdır.
Zaruret ve fitne zamanında
Sual: Harama helal veya haram bir şey için Allah razı olsun diyenin kâfir olacağı din kitaplarında yazılıdır. Biz namaz kılan tesettürlü kimseleriz. Bayramda seyranda yabancı erkeklerle tokalaşıyor veya öpüşüyoruz. Bizi öpen yaşlı erkeklere Allah razı olsun desek küfür olur mu? Maksadımız harama helal demek değildir. Teşekkür kabilinden bir şeydir. Yine de küfre girmiş oluyor muyuz? Bazı arkadaşlar siz küfre giriyorsunuz diyor.
CEVAP
Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bilmeden fetva verene, yerdeki ve gökteki melekler lanet ederler.) [İbni Lal]
Müslümana kâfir demek çok tehlikelidir. Bir kurtuluş yolu varsa onu bulmak lazımdır. Çünkü hangi söz küfür, hangisi değil, bilmek şarttır. 99 tane âlim, bir şeye küfür dese, bir tek âlim de küfür değil dese, o kimseye o işten dolayı kâfir denmez. Hanefi mezhebindeki bütün âlimler, bir şeye küfür dese, diğer mezheplerdeki bir âlim, bu şey küfür değil dese, o kimseye kâfir denmiyor. Onun için küfür olan bir konuda ince eleyip sık dokumak gerekiyor. Sorumsuz kimseler hemen haramdır, helaldir diye çekinmeden söylerler. Bilmeden, kitaba bakmadan, caizdir, caiz değildir gibi konuşmaktan çok sakınmalı! Haramdan korkmayan, günah işlemeye cesaret eden cahildir. Nitekim, (Cahil, cesur olur) yani (Cahil cüretkâr olur) deniyor. Bu söz, (Cahil, günah işlemekten korkmaz) demektir. Hadis-i şerifte, (Fetva vermekte en cüretkâr olanınız, ateşe [Cehenneme atılmaya] en cüretkâr olanınızdır) buyuruldu. (Darimi)

Mecelle’de diyor ki:
Zaruretler, memnu olanı mubah kılar. Yani yasak olan şeylerin, zaruret devam ettiği müddetçe yasaklığı kalkar. (Madde 21)

Zaruret olunca haram bir şey ilaç olarak kullanılıyor ve şifa hasıl olabiliyor. Halbuki Peygamber efendimiz, (Haramda şifa yoktur) buyuruyor. Haram olan şey, nasıl şifa olabiliyor diye hatıra gelebilir. Evet haramda şifa olmaz. Zaruret olunca haram mubah hale geliyor. Mubahtan şifa hasıl oluyor.

Genelde erkek için, yabancı kadınla tokalaşmak gibi bir zaruret hasıl olabiliyor. Böyle zaruri durumlarda, haram olan fitneye sebebiyet vermemek için tokalaşmak mubah oluyor. Mubah olan bir işten dolayı teşekkür etmeye, Allah razı olsun demeye küfür demek doğru olmaz.

[Ancak, zaruret ve fitne zamanlarında yapılması caiz olan şeyleri, sair zamanlarda yani fitne ve zaruret olmayan durumlarda yapmak uygun değildir.]

Yabancının elini öpmek
Bazı bayanlar, mail ile, telefon ile, (Hocam ellerinizden öperiz) diyorlar. Bizzat öpmekle, öperim demek farklı şeylerdir. Mesela eski bir âdettir, mektuplarda, (Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperiz) denir. Halbuki gözden öpülmez, bu sevgiyi belirten bir ifadedir. Hatta her büyüğün elini de öpmek uygun değildir. Sadece ana baba ve âlimin eli öpülür diye bildiriliyor. Ama âdettir, fitne olmaması için amca, dayı, hala ve teyzemizin elini öpüyoruz. Hatta yabancı yaşlı kadın veya erkeklerin de elini öpüyoruz. “Ana babadan başkasının eli öpülmez, siz haramı mubah sayıyorsunuz, o halde kâfir oldunuz” demek yanlış olur. Bir teyzenin elini öpsek, o da “Evladım Allah razı olsun” dese, teyzeye “Haram bir işe Allah razı olsun dediniz, küfre girdiniz“ demek de yanlıştır.

İhtiyaç halinde çalışmak
Sual: Kadın hangi şartlarda çalışabilir?
CEVAP
Bir kadının; ana, baba ve mahrem akrabası yok ise veya mevcut olup fakir iseler, kimse buna bakmıyorsa, devlet de yardım etmiyorsa, bu kadın, kendinin, çocuklarının ve hastalık, ihtiyarlık sebebi ile çalışamayan fakir ana babasının nafakalarını temin etmek için çalışmak zorundadır. Erkekle karışık olmayan kadın işlerinde çalışır. Erkek bulunmayan iş yok ise, sıhhatini, dinini, namusunu, Müslümanlık haysiyetini ve şerefini koruyacak kadar farz olan nafakayı kazanmak için, yabancı erkeklerin bulunduğu yerde örtülü olarak çalışması caiz olur. Bu nafakayı kazanmasında mani olunması, ikrah olur. Böyle ihtiyaçtan fazla, orada kalması caiz olmaz. Çalışırken, başını, kollarını açması için zorlarlarsa, açmazsan burada çalışma derlerse, örtülü olarak çalışacak başka yer bulamayınca, kolları açık çalışması, İmam-ı Ebu Yusuf kavline göre caiz olur. Kadının kulaklarından sarkan saçlarını örtmesi farz değildir diyen âlimler de mevcuttur. Harac olduğu zaman, bu zayıf kavil ile amel etmek caiz olur. Başında bulunan saçları örtmenin farz olduğu sözbirliği ile bildirildi ise de, kulaklardan sarkan saçların açılması, zorlanmak sebebi ile caiz olur. Böyle zorlanan kadın, her zaman, erkekle karışık olmayan veya örtülü çalışacak yer aramalıdır. Bulunca, orada çalışması lazım olur. Saçlarını, kollarını sokakta, gidip gelirken örtmelidir. Müslüman erkekle evlenince, bunun nafakasını kocası temin etmeye mecburdur. Zengin olmadığı için, anasına, babasına ve çocuklarına nafaka vermesi lazım gelmez ise de, kocasının izni ile çalışıp onlara bakması lazımdır. (S. Ebediyye)
Referans Adresler