3 ayetten oluşan bu kısa surenin anlamı o kadar büyük ki
Sûrenin mealini peş peşe bir kaç kere okuyun anlamaya çalışın
Anlamaya çalışınca sizde anlarsınız ki
Taa. Mekke döneminde inmiş bu sure bu dönemi öyle bir anlatıyorki
Rahman ve rahim olan allahın adıyla
Asra yemin olsun ki insanlık hüsrandadır.
O dönem arap dünyasında zeytine, asra vb.lerine yemin etmek geçerli akçeydi.Herşeye bu şekilde yemin edilmez ve bu tür yemin edenin doğruluğunda şüphe edilmezdi. K.kerimde de Allah c.c. Asra yemin ederek o dönemin insanları üzerinde bu etkiyi göstermiştir.
Allah c.c. asra yemin ederek insanlığın hüsranda olduğunu söylüyor. devamında da ;
'' Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler'' diye süreyi bitiriyor.
Bir kişinin hüsranda olanlardan olmaması için önce iman etmesi gerekiyor. Kelime-i şehadet getirip Allahın varlığına ve birliğine iman etmek, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, kaza ve kadere ve ahiret gününe iman etmek hüsranda olanların içinden sıyrılmanın birinci şartı.
Ne varki iman etmek hüsrandan kurtulmaya yetmiyor. Çünkü imanı destekleyici donelerin de gerçekleşmesi gerekiyor. İman eden bir insan imanın gereği olarak salih amel işlemelidir. Salih amel iyinin, doğrunun ve güzel olanın hakim olması için çaba göstermektir. Bu çabanın içerisinde mescide sağ ayakla girmek, yolda yürürken yol ortasındaki taşı kaldırıp kenara koymaktan tutun da zalim hükümdara karşı hakkı haykırmaya kadar bir çok şeyi sayabiliriz. İnanan insan hayatının her anını attığı her adımı salih amellerle doldurmak, hayatına salih amelleri nakış nakış işlemek durumundadır.
Müminler bunları yaparken aynı zamanda etrafındaki yakınlarından başlayarak tüm diğer insanlara da hakkı ve sabrı tavsiye etmelidir. Burada müminlere tebliğ görevi de yüklenmiş bulunuyor. Bu görevin fıkhi adı emri bil maruf ve nehyi anil münker(İyiliği emredip kötülüğü nehyetmek)tir. İslam fıkhına göre devlet bu görevi din adamlarından oluşan bir kurul aracılığıyla kendisi yerine getirir.
Bir hadis- i şerifle konuyu noktalıyorum.
Resulullah s.a.v buyuruyor ki ; İçinizden biri bir kötülük gördüğünde onu eliyle düzeltsin. Eğer gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin. Eğer buna da gücü yetmiyorsa kalbiyle buğzetsin ki bu da imanın en zayıf noktasıdır.
Selametle...