(*) GÜLE SEVDALI GENÇLİK (*)

Tam Görünüm: Balayi Yerİne Umre/Hac
Şu Anda Arşiv Görüntüleme Modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
Maddi imkanı olan yeni evli çiftlerin "balayı" olarak nitelendirdikleri, çeşitli tatil merkezlerinde geçirdikleri bir tatil sendromu bulunuyor. Batı kültüründen biz Müslümanların kültürüne de yerleşmiş olan bu kavram son yıllarda kendini bir hayli hissettiriyor.

Müslümanlar olarak batı kültüründen bize gelen bu kavramı ancak inançlarımız ölçüsünde değerlendirerek kültürümüzde barındırabiliriz.

Peki öyleyse bu kavramı hayat nizamımızın süzgecinden geçirerek nasıl kültürümüzde hak olarak barındırabiliriz?

Eğer tatil mantığı yerine ibadet isteği, tatil yörelerinde gezinti yerine Rabbin mübarek kıldığı yerlerde O'nun rızasını, affını ve nimetini istemek tercih edilirse bu sorunun cevabı verilmiş olur.

Düşünün bir... Daha yeni evlisiniz ve eşiniz ile birlikte o güzel topraklara gidiyorsunuz. Birlikte Allah Rasulünün yerine yerleştirdiği kara taşa selam veriyorsunuz. Onun ve arkadaşlarının söyleşi yaptıkları, ibadet ettikleri topraklara basıyor ve o ruhu içinizde hissediyorsunuz. Birlikte Hacer gibi koşuşturuyorsunuz Safa ile Merve arasında. Bedir'de mücadele veriyor, Uhud'da kahramanlıkları seyrediyorsunuz. Beyazlar içinde gösterişsiz bir yakarışla avuçlarınız O'na yöneliyor. Yaşlı gözlerle saadet, af, hikmet, inanç, sabır diliyorsunuz.

Kardeşlerim bu konunun altına çok güzel yaşanmış bir yaşantıdan kıssayı sizlerle paylaşmak istedim.
İstedimki okuyupta çok etkilendiğim Allah'ım banada böyle bir yaşayış nasip et dediğim bu kıssayı sizlerde okuyup öğrenin.


Elif H. ile Mehmed S. ülkemizin saygıdeğer ilahiyat fakültelerinin birinin kapısının önünde, isimsiz kardeşlerinin "başörtüsü eylemi"ne gönüllü destek vermek üzere gittiklerinde tanışmışlar. Orada uygarlık tarihinin belki de en abes yasaklamalarından biri yüzünden sıkıntı çeken , en tabi hakları ellerinden alınan nice isimsiz kız kardeşlerinin yanında , yağmur demeden, soğuk demeden beklemişler günlerce. Termoslarında sıcak çay, umut ve teselli sunmuşlar onlara, yüreklerini, vicdanlarını ve imanlarını katık ederek.

Elif H. ile Mehmed S.'yi orada buluşturan Alemlerin Rabbi Yüce Allah (cc) , gönüllerini de buluşturmuş. Tanışmışlar, görüşmüşler sonra da hayat yoluna bundan böyle birlikte devam etmeye karar vermişler.

Sonra...

Sonra her şey olması gereken şekilde cereyan etmiş. Aileler tanışmış, Allah emri, Peygamber kavliyle kız istenmiş, söz kesilmiş, aile arasında nişan takılmış, nihayet düğün tarihinde karar kırılmış ve her ailede olduğu gibi hummalı-heyecanlı bir düğün hazırlığı dönemi başlamış.

Elif H. ile Mehmed S.'nin halleri-vakitleri varlıklı sayılabilecek düzeyde yerinde olan aileleri çocuklarının mutlu günleri için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamışlar amma...Elif H. ile Mehmed S. orada, tam da o hummalı-hararetli hazırlıkların mali portresinin şekillenmeye başladığı anda, birden devreye girivermişler!

Nasıl mı?

İşte evlerindeki bilgisayarda özenle hazırlayıp fotokopi ile çoğalttıkları, sonra da sevdiklerine dağıttıkları düğün davetiyeleri :

Bismillahirrahmanirrahiym

Muhterem büyüklerimiz, değerli dostlarımız, sevgili kardeşlerimiz...

Biz Elif H. ile Mehmed S.,

Alemlerin Rabbi Yüce Allah'ın (cc) Emri, Muazzez Peygamberimizin muvaffakiyeti ile evlenmeye karar verdik.

Sizleri güzel, mütena bir salonda , sizlere layık bir şekilde ağırlamaktı niyetimiz. Etli pilav, zerde ve şerbet ikram etmeyi, nezih bir musiki heyetinin nezih nameleriyle kulağınızın pasını gidermeyi, o güzel günün hatırası olsun, ağzınızı tatlandırsın diye gül kokulu nikah şekeri sunmayı ve sizi yaldızlı, şık bir davetiye ile davet etmeyi diledik.

Hesab ettik-kitab ettik, sizleri hoşnut edebilmek için hiçbir masraftan kaçınmadık. Ortaya 5 milyar liralık bir bütçe çıktı. Biz bu beş milyar lirayı kendi ülkelerinde inandıkları gibi yaşamak konusunda taviz vermedikleri için diledikleri alanda eğitim alma hakları engellenen, bu yüzden yad ellere hicret etmek zorunda kalan ve oralarda bin bir meşakkate katlanarak tahsillerini sürdürmeye çalışan, maddi imkanları kısıtlı kız kardeşlerimize karınca kararınca destek olabilme yolunda infak etmeye karar verdik;

Hasıl olacak sevaba da sizleri bu düğün davetiyesiyle ortak kılmayı diledik.

Alemlerin Rabbi Yüce Allah (cc) kabul etsin ve hepinizden bize gösterdiğiniz anlayıştan dolayı ebediyyen razı olsun!.

Elif H. ile Mehmed S. aile arasında düzenledikleri mütevazi bir törenle dünya evine girdiler. Öbür Elif'ler balaylarında, biri Londra'da fink atar, diğeri Venedik'te gondollarda seyr-ü sefa ederken, Elif H. ile Mehmed S. balaylarını baldan tatlı kılmak, ömür boyu sürmesini yürekten niyaz ettiğimiz beraberliklerini, hayırdan sonra bir rahmetle bereketlendirmek üzere mübarek beldelere Umre'ye gittiler.

...

Çünkü onlar Alemlerin Rabbi Yüce Allah'ın (cc) mübarek Furkan suresinin altmışüçüncü ayetinde övdüğü "yeryüzünde tevazu ve vakar içinde yürüyen Rahman'ın has kulları"ndan olabilmeyi her şeyden ama her şeyden üstün tutuyorlar.

Bilvesile gaflet uykusundan uyanmak ve uyandırmak isteyen herkese uyanışlar hay'r ola !.



Pek kıymetli büyüğüm Münib Engin Noyan'ın "Teyakkuz Yazıları" adlı kitabının "Üç Elif" adlı bölümden birkaç paragraf iletmek istedim sizlere. Okuduğunuz üçüncü Elif idi. Yüce Mevlam Elif ve Mehmed gibi kardeşlerimizin yaşayarak gösterdiği örneği bizlerin de yaşamasını nasip etsin. Amin...
çok güzel bir paylaşım olmuş.. rabbim razı olsun anadolu gençlik...
evet bende yakın zamanlarda çok duyuyorum evlenince umreye gidenleri yada nikahını orda kıydıranları...
ne güzel bir başlangıç olur diye düşünüyorum..
inş. bizede öyle nasip olur..
Amin inş Rabbim bu güzellikleri sevdiği kullarına nasib etsin.
Amin..
Referans Adresler