25-09-2007, 11:55 PM
Ömrünün elli yılını komünist ideoloji yolunda harcayarak bu batıl davasında şöhreti yurt dısına kadar tasmıs bir insan olan Salih Gökkaya, hayatının son yıllarında islam'la müşerref olarak Hkka'a rucu eder.
Gökkaya ,Komünizm fırtınalarının bütün dünyayı kasıp kavurduğu bugünlerin birinde "Türkiye Komünist Talebe Teşkilatı Başkanı" sıfatıyla Yugoslavya Devlet Başkanı Maresal Josip Bronz Tito'nun(1892-1980)Şeref misafiri olarak Belgrada davet edilir.Ömrünün son günlerini geçirmekte olan Tito'yu ziyaret ettıklerınde,hayatını komünizme adayan bu ihtiyar liderin içinde dudaklarından dökülen şu itiraflar,apayrı bir tarıhı kıymet ifade etmektedir.
Yoldaş ,ben ölüyorum artık...ölümün ne derece korkunç birşey olduğunu size anlatamam. Anlatsam bile sıhhatli ve genç olan sizler, bu yastabunu anlayamazsınız.Düşünün ölmek ve yok olmak... Toprağa karışmak vedönmemek üzere gidiş...işte bu çıldırtıyor beni...Dostlarımızdan,sevdiklerimizden, ünvan ve makamlardan ayrılmak...Dünyanın güzellıklerını bir daha görememek...Ne korkunç bir şey anlıyormusunuz?Yoldaşlarım, sizlere açık bir kalple itirafta bulunmak istiyorum.Ben öldükten sonra, toprak olacaksam, dirili, ceza veya mükafat yoksa,benim mücadelenın ne değeri vardır?Söyleyin bana ?Ha yoldaslarımın kalbine gömülecekmişim veya unutulmayacakmısım veya alkışlanacakmısım neya yarar?Ben mahvolduktan sonra,beni alışlayanların taktır sesleri, kabirde vücudumu parçalayan yılan ve çıyanları insafa getirir mi? Söyleyin bugidiş nereye?Bunun izahını Marks,Engels,Lenin yapamıyor.
itiraf etmek zorundayım;Ben Allah'a peygambere ve ahirete inanıyorum artık Dinsizlik bir care değil.Düşünün,şu kainatın bir Yaratıcısı, şu muhtesem sistemin bir Kanun Koyucusu olmalıdır...Bence ölüm de son olmamalıdır...Mzlumca gidenlerle,zalımce ölenlerin bir bir hesaplasma yeriolmalıdır. Hakkını almadan, cezasını görmeden gidiyorlar. Böylekeşmekeş olamaz. Ben bunu vicdanen hissediyorum.Öyle ki,milyonlarca suçsuz insanlara yaptığımız eza ve zulumler, şu anda boğazıma düğümlenmiş bir vazıyette...Onların ahlarına kulak verecek bir merci olmalı...Yoksa insan teselliyi nereden bulacak?Bunların bir açıklaması olmalı... Marks bumevzuda halt işlemiş. Uyuşturmuş beynımızı...Nedense ölüm kapıya dayanmadan bunu idrak edemiyoruz. Belkı de göz kamaştırıcı makamlar buna engel oluyor. Ben bu inançtayım yoldaşlarım,sizler de ne derseniz deyin...
Gökkaya ,Komünizm fırtınalarının bütün dünyayı kasıp kavurduğu bugünlerin birinde "Türkiye Komünist Talebe Teşkilatı Başkanı" sıfatıyla Yugoslavya Devlet Başkanı Maresal Josip Bronz Tito'nun(1892-1980)Şeref misafiri olarak Belgrada davet edilir.Ömrünün son günlerini geçirmekte olan Tito'yu ziyaret ettıklerınde,hayatını komünizme adayan bu ihtiyar liderin içinde dudaklarından dökülen şu itiraflar,apayrı bir tarıhı kıymet ifade etmektedir.
Yoldaş ,ben ölüyorum artık...ölümün ne derece korkunç birşey olduğunu size anlatamam. Anlatsam bile sıhhatli ve genç olan sizler, bu yastabunu anlayamazsınız.Düşünün ölmek ve yok olmak... Toprağa karışmak vedönmemek üzere gidiş...işte bu çıldırtıyor beni...Dostlarımızdan,sevdiklerimizden, ünvan ve makamlardan ayrılmak...Dünyanın güzellıklerını bir daha görememek...Ne korkunç bir şey anlıyormusunuz?Yoldaşlarım, sizlere açık bir kalple itirafta bulunmak istiyorum.Ben öldükten sonra, toprak olacaksam, dirili, ceza veya mükafat yoksa,benim mücadelenın ne değeri vardır?Söyleyin bana ?Ha yoldaslarımın kalbine gömülecekmişim veya unutulmayacakmısım veya alkışlanacakmısım neya yarar?Ben mahvolduktan sonra,beni alışlayanların taktır sesleri, kabirde vücudumu parçalayan yılan ve çıyanları insafa getirir mi? Söyleyin bugidiş nereye?Bunun izahını Marks,Engels,Lenin yapamıyor.
itiraf etmek zorundayım;Ben Allah'a peygambere ve ahirete inanıyorum artık Dinsizlik bir care değil.Düşünün,şu kainatın bir Yaratıcısı, şu muhtesem sistemin bir Kanun Koyucusu olmalıdır...Bence ölüm de son olmamalıdır...Mzlumca gidenlerle,zalımce ölenlerin bir bir hesaplasma yeriolmalıdır. Hakkını almadan, cezasını görmeden gidiyorlar. Böylekeşmekeş olamaz. Ben bunu vicdanen hissediyorum.Öyle ki,milyonlarca suçsuz insanlara yaptığımız eza ve zulumler, şu anda boğazıma düğümlenmiş bir vazıyette...Onların ahlarına kulak verecek bir merci olmalı...Yoksa insan teselliyi nereden bulacak?Bunların bir açıklaması olmalı... Marks bumevzuda halt işlemiş. Uyuşturmuş beynımızı...Nedense ölüm kapıya dayanmadan bunu idrak edemiyoruz. Belkı de göz kamaştırıcı makamlar buna engel oluyor. Ben bu inançtayım yoldaşlarım,sizler de ne derseniz deyin...